Sayfalar

8 Eylül 2014 Pazartesi

Veda Gibi Birşey..

Blog işini bırakıyorum çingular. Malumunuz pek yazmıyordum zaten. Bir türlü vakit bulamıyorum yani en azından başlarda vakit bulamadığımı zannediyordum ama zamanla anladım ki yazmayı yeterince sevmiyormuşum. Yazmak istesem illa zaman bulurum sonuçta bilmiyorum bazen çok hevesleniyorum fakat başlayınca sıkılıyorum. Tabi yazdığın yazıya yorum gelmesi, bir kişinin dahi yazını okuduğunu bilmek mutluluk verici. Fakat üşengeçliğim bu duygunun önüne geçiyor galiba :D Neyse lafı fazla uzatmak istemiyorum blog dünyasından koptuğum yok her zamanki gibi takipteyim tek fark nadiren yazdığım yazılar olmayacak. Öle işte... Gerçi bana belli olmaz bakarsınız yazmaya devam ederim o yüzden bloğu kapatmayı düşünmüyorum. Üşengeçlik falan da var tabi ama asıl neden artık sürekli internet erişimim olmayacak olduğu zaman da vaktimi başka şeylere harcarım sanırım. Ama aranızdayım çingular ara ara bloglarınıza uğrar güzide yorumlarımı eksik etmem :P Annyeongg ^_^

1 Ağustos 2014 Cuma

Kendinle Yüzleşme Mimi

Nasılsınız çingular.. Yine bir mimle karşınızdayım bu sefer mim adaşım Hilal'den. Bu ay tam bir mim ayı oldu sanki, mimler olmasa yazı yazacağım yok. Tatil çok hızlı geçiyor moralim bozuk daha dün Ramazan başlamıştı :)) Yazmak istediğim bir sürü konu var ama yazamıyorum bi türlü, vaktim falan olmadığından değil sadece olmuyor. Belki de yazmak bana göre değil bilemiyorum yazmak benim için bir tutku değil sanırım neyse neyse saçmalamaya başladığıma göre mime geçebilirim.


Aşk mı bağlılık mı?
Tabi ki bağlılık. Bağlılık demek güven demek. Güvense ilişkilerdeki en önemli şey.


Gurur mu teslim olmak mı?
Gurur. Bazen gururun hiçbir güzel yanı olmasa da gururuma yenik düşerim genelde.


Sarışın mı esmer mi?
Esmer. Ama birkaç sarışın yüzünden sarışın demek geliyor içimden.


Yeşil göz mü mavi göz mü?
Zor bir soru genelde mavi gözler daha güzel oluyor ama öyle güzel yeşil gözler var ki yeşili seçmeme neden oluyor.


Et mi tavuk mu?
Kebapları ızgaraları düşününce kesinlikle et -musakka,karnıyarık vs. de olur- ama tavuk döner de harika bir şey.


Karpuz mu kavun mu?
Güzel bir karpuzu kavuna tercih ederim ama çekirdekleri yüzünden sinir oluyorum arada, kavun diyorum o yüzden.


Altın mı gümüş mü?
Gümüş.


Kedi mi köpek mi?
İkisini de çok severim. Ama kediler biraz daha baskın küçükken kedilerle çok vakit geçirmemden olsa gerek.


Beyaz mı siyah mı?
Siyah. Ama beyaz rengi tercih ettiğim şeyler de var mesele telefon, kulaklık gibi.


Yağmur mu güneş mi?
Sıcağı sevmem ama yağmursuz ılık sonbahar günleri favorim olduğundan güneş demeliyim sanırım.


Mesajlaşmak mı aramak mı?
Off aramaya çok uyuzum ben ya mümkün olduğunca mesaj atarım ona da bayıldığımdan değil.


Bodrum mu çeşme mi?
Bodrum.


Deniz mi havuz mu?
Her şeyin doğalı, aslı güzel tabi ki deniz. Bambaşka bir şey denizi görmek bile mutlu ediyor beni.

Çok kısa bir mimdi. Neyse görüşmek üzere başarabilirsem biraz kitap okumayı düşünüyorum :D


27 Temmuz 2014 Pazar

Mim Çiftler

Evet mimin konusu favori çiftler. Kore dizilerinden beğenilen çiftler yazılmış sanırım genelde. Beni mimleyen Paul ise olaya farklı bir boyut getirmiş çok güzel getirmiş :D

Başlamadan önce belirteyim nerdeyse dizilerdeki bütün çiftleri yakıştırıyorum ben. Fakat bunun üzerine pek düşünmemiştim açıkçası genelde başrolleri çift olarak değil de tek tek değerlendirdiğimden olsa gerek. O yüzden çiftleri biraz rastgele seçtim haberiniz olsun.

1. Jung Eun Ji & Seo In Guk (Reply 1997)














2. Kim Hyun Joo & Lee Dong Wook (The Partner)





3. Park Shin Hye & Jung Yong Hwa (Heartstrings)

















4. Song Ji Hyo & Choi Jin Hyuk (Emergency Couple)





















5. Yoo In Na & Ji Hyun Woo (Queen Inhyun's Man)


6. Kim Sun Ah & Hyun Bin (My Name Is Kim Sam Soon)


7. Jun Ji Hyun & Kim Soo Hyun (Man From the Stars)


8. Sooyoung & Jung Kyung Ho 



















9. Oh Yeon Soo & Kim Ji Hoon (Come Jang Bori)

















10. IU & Wooyoung (Dream High)


















8 numara gerçek bir çift bildiğiniz üzere ikisini de çok severim mutluluklar dilerim ne diyeyim. Diğerleri dizilerden ilk aklıma gelen çiftler. Gerçekte çift olmalarını ister miyim biraz nötrüm bu konuda. Yani dizideki uyumlarına göre seçtim. The Partner dizisine gelince bu çiftin arasında pek romantizm yaşanmadı biliyorum ama iki oyuncuyu da çok sevdiğimden yazdım, sevimli bir ikiliydiler. 5 numaradakiler gerçekti ama maalesef ayrıldılar şuana kadar en çok yakıştıdığım çiftti belki de. Hah bir de Lee Bo Young&Ji Sung çiftini çok yakıştırıyorum ben. Listeyi bitirince bir dünya çift geldi aklıma fakat listeyi uzatmak ya da değiştirmek istemedim. Düşündüm de bir ara k-drama çiftleri hakkında yazı yazabilirim. Çiftler konusunda aile dizileri iyi oluyor genelde, sadece başrol çift değil diğer çiftler de eğlenceli oluyor misal Jang Bo Ri dizisi.

Herkesi mimledim bay.


25 Temmuz 2014 Cuma

Mim Kitaplar

Sıkı bir kitap okuyucusu olan Paul Muad-Dib beni mimlemiş sağolsun :)


Ne Sıklıkla Kitap Okursunuz?
Ne yalan söyleyeyim yaklaşık 3 yıldır doğru dürüst kitap okumuyorum. Dizilere, hatta internete diyeyim öyle bir sardım mı kitaplardan çok uzak kaldım. Eskisi gibi kitap kurdu olmak istiyorum ama olmuyor sıkılıyorum maalesef :( Bu sene sadece 2 kitap okudum. Bir türlü konsantre olamıyorum kitaplara, eskiden gürültü patırtı demeden her ortamda her fırsatta kitap okurdum. Bir de saatlerce okumama rağmen hiç sıkılmazdım şimdiyse yarım saat kitap okusam sıkılıyorum. Hatırlıyorum da eskiden evde kitap kavgası yapardık ablamlarla ben de okuyacam çabuk oku gibisinden. Ah ne güzel günlerdi özlüyorum ama okuyamıyorum olmuyo işte. Üşenmeden sürekli kütüphaneye giderdim şuan elimde bir sürü kitap var yine de okumuyorum öle işte :/ Şimdilerde pek kitap okumadığım için soruları ortaokula göre cevaplayacağım sanırım :D



En Sevdiğiniz yazarlar?
Dan Brown, JK Rowling, Stephen King, Aziz Nesin, Tolkien, Agatha Christie, İskender Pala, Ahmet Ümit


En Beğendiğiniz Kitaplar?
Vavv bu soru benim için bile çok zor fazla düşünmeden cevaplayacağım o yüzden. Şeker Portakalı, Çalıkuşu, Suç ve Ceza, Ölüm Yadigarları, Zümrüdüanka Yoldaşlığı, Sefiller, Da Vinci Şifresi, İhanet Noktası, Dijital Kale, Hobbit, Melekler ve Şeytanlar, Miras serisi, On Küçük Zenci, Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz, Kürk Mantolu Madonna, Olasılıksız tamam neyse yeter bu kadar. Kitaplarda pek favori belirleyemem ben zaten. Bi ara Adım Adım Hayata kitabını çok severdim hatta üç kez okudum ama şimdilerde pek sevdiğim söylenemez. Ayrıca bu sene okuduğum iki! kitabı da çok beğendim Kuyucaklı Yusuf ve Dublörün Dilemması. Yazar isimlerini yazmaya üşendim kusura bakmayın.


Yerli, Yabancı Hangi Yazarların Kitaplarını Tercih Edersin?
Yabancı yazarları. Tercih ediyorum demeyelim de daha fazla okuyorum diyelim.

Bugüne Kadar En Beğendiğin Kitap Serisi?
Harry Potter. Çünkü ben Harry Potterla büyüdüm. Her kitabını en az 3-4 kez okudum. Hatta Ölüm Yadigarlarını ilk okuduğumda, elime geçer geçmez deli gibi okumaya başlamıştım Eurovision olduğu için bırakmıştım yoksa o gün bitirmeden hayatta bırakmazdım. Sanırım Mor ve Ötesinin katıldığı seneydi. Genel olarak seri okumayı daha çok severdim zaten. Vampir serilerini bile okumuş biriyim nihayetinde. Miras, Narnia Günlükleri, Mürekkep Yürek, Millennium serileri de vakti zamanında severek okuduğum seriler. Ayrıca 6. sınıfta Laura serisinin ilk üç kitabını okuyup bayılmıştım. Ortaokuldayken Bir Genç Kızın Gizli Defteri serisini de severdim ama beşinci kitaptan sonrasını sevmiyorum.

Daha Çok Hangi Tarz Okumaktan Hoşlanırsın?
Tabiki fantastik kitaplar her zaman favorim. Polisiye, gerilim tarzı kitapları da severim. Sürükleyici kitaplar tercihim diyelim :D


En Son Hangi Kitabı Okudun?
Dublörün Dilemması kitabını okudum çok beğendim herkese tavsiye ederim. Yazarın betimlemeleri çok eğlenceli, karakter isimleri bile çok hoş.

Şu An Hangi Kitabı Okuyorsun?
Şuan bir kitap okuduğum söylenemez. Sahilde Kafka kitabına başlamak istiyorum ama bir türlü elime alamadım. Başlayıp yarım bırakmak istemiyorum. Evet artık kitapları yarım bırakmaya bile başladım.


Kitap Blogları İçin Ne Düşünüyorsunuz? Yeterli mi?
Evet kesinlikle sürüyle harika blog var.


Kitap Okumak Sizin İçin Ne İfade Ediyor?
Eskiden benim için her şeydi kitaplar. Farklı dünyalara yolculuk yapmaktı, sıkıntılarımdan gerçeklerden uzaklaşıp rahatlamaktı. Şimdiyse ne ifade ediyor hiç bilmiyorum. Düşünün öyle bir aşamaya geldim ki bir iki istisna dışında her zaman kitapları filmlere tercih eden ben, artık filmi mi varmış filmini izleyeyim dur diye düşünebiliyorum. Tabi hala kitapları seviyorum ama incelemeyi ve biriktirmeyi. Sürekli kitapçılara gidip okuyacak kitap araştırması yapıyorum ama icraat yok. Hala ileride evimin bir odasını kütüphane olarak kullanmak istiyorum mesela anlayacağınız şimdilerde kitaplar benim için hayallerden ibaret.


Mimi yapmayan herkesi mimliyorum. Sağlıcakla kalın.

16 Temmuz 2014 Çarşamba

Çekiliş :)


İlk defa bir çekilişe katılıcam çok heyecanlı.
İki harika kitap var çekilişte.




Katılmak isteyenler için Bu Kaçıncı Oldu Hatırlamıyorum

15 Temmuz 2014 Salı

Sevdiğim Romantik Komedi Dizileri

Kore dizilerinde en çok rağbet gören tür romantik komediler sanırım. Her defasında benzer konular işlense de, konu olarak basit olsalar da romantik komedilerden vazgeçemiyor insan. Beğenmeyeceğimi bile bile izlediğim diziler oldu, olsun ilk bölümleri güzel oluyor diyerekten. Erkek kılığına girmiş kız acayip klasik, basit bir konu olmasına rağmen 5-6 tane dizi izlemişimdir bunu anlatan. İzliyoruz işte :)

A Gentleman's Dignity 

Diziler arasında sıralama yapamasam da 1 numaram kesinlikle bu dizi. Oyunculuklar enfes, anlatım enfes daha nolsun. Bölüm başlarındaki bir iki dakikalık alakasız komik sahneler yok mu açıp açıp izlemek geliyor içimden. Kaliteli romantik komedi budur işte. Ben bu tür dizilerin çoğunda yaklaşık 10. bölümden sonra sıkılıyorum, ya duygusala bağlıyorlar ya gereksiz uzatıyorlar sevmiyorum. Bu dizinin en güzel yanı da fazla drama yapmadan olayı bitirmesi. Ayrıca birbirinden sevimli karakterleri var. Bir tek Tae San-Se Ra ikilisine uyuzum. Favori çiftim ise Jung Rok & Park Min Sook. "İzlemeyecem ben ya Lee Jong Hyun'a bakıp çıkacam" hahah öyle kolay çıkılmıyormuş.








Reply 1997

16 bölümlük bir dizi olmasına rağmen gerçekten çok başarılı bir dizi. Komedisi çok başka. Meleme sesleri falan :D Her sahnesine bayıldığım, dolu dolu bir diziydi. Kızımızın manyaklık seviyesine varan HOT sevdası görmeye değer. Oyuncu seçimleri başarılı bir kere. Başrol Eun Ji'yi ilk dizisi olmasına rağmen oldukça başarılı buldum mesela. Karakterlerin hepsi birbirinden harika. Sevmeyeni dövüyorum. Şaka şaka sevmeyebilirsiniz saygım sonsuz :D Böle böle her sahnesi çok hoş bir dizi anlatabiliyor muyum.









I Hear Your Voice
Sıradaki dizimiz oldukça ekşınlı olan i hear your voice ta ta ta tamm. Avukatlık konulu dizi filmlere her zaman bayılmışımdır. Bu diziye de bayıldım birbirinden ilginç davalarıyla beni kendine bağladı. Davalar dışında bir de kızımızın geçmişte yaşadığı önemli bir olay var ki diziyi acayip heyecanlı bir hale getiriyor. Ben şöle sadece ilişkiler olmasın içinde böle önemli olaylar gelişsin öle bir dizi arıyorum diyorsanız bu dizi tam ağzınıza layık. Tek kelimeyle sürükleyici.
Afişlerden birini koymak yerine yandaki fotoyu koydum çünkü renklerden midir nedir acayip içimi açtı. Dizinin kadrosunda ayrıca benim Secret Gardendan Oska rolüyle tanıdığım Yoon Sang Hyun da var. Lee Jong Suk'u da orda tanımıştım gerçi. Lee Bo Young sevdiğim aktrislerden biri, dizide giydiği kıyafetlere bayıldım. Hatta bunun için ayrı bir post hazırlayacaktım fakat sonra vazcaydım.



Bir tek yandaki resmi bulabildim. Aslında çok beğendiğim bir elbisesi vardı bütün kıyafetlerini kesmiştim ama silmişim sanırım. Lee Bo Young'un kafayı kesmeyeydim iyiydi :D








The Master's Sun

En sevdiğim aktörlerden So Ji Sub romantik komedide oynayacak kaçırır mıyım hiç. Bayan oyuncumuz ise Pasta ve Greatest Lovedan tanıdığım Gong Hyo Jin  ki o dizilerde pek sevmesem de bu diziyle sevdiğim aktrisler arasında yerini aldı. Konumuz ne mi kızımız hayaletleri görüyor bu kadar konu yeterli bence. Oldukça güldüğüm bir diziydi. Kesinkes izleyin.
So Ji Sub komedi dizilerinin adamıymış da haberimiz yokmuş daha fazla yaşlanmadan yeni diziler çekse de izlesek.










Queen Inhyun's Man

Komedi ağırlıklı dizileri daha çok severim normalde. Ama Yoo In Na & Ji Hyun Woo -bu diziyle çıkmaya başladılar biliyorsunuz- çiftinin mükemmel uyuşan kimyasından mıdır nedir acayip sevdim diziyi . Romantizmi bol kısa bir yapım arıyorsanız bu dizi aklınızda bulunsun. Romantizmin yanı sıra izleyicide acaba nolcak merakını uyandıracak kadar da heyecana sahip. Romantik komedilerin en şekeri.











Protect the Boss
Anladım ki karakterler şeker olunca -oyunculuklar da iyi- dizi kendini sevdiriyor. İkinci kadını bile sevdim izlerken. Ki k-dramalarda genelde ikinci bayanın saçını başını yolmak isteriz bknz. Hong Se Na. Diziyi izlerken Seo Na Yeon karakteri ilk çıktığında aha başrol adam bu kadın yüzünden aşk acısı çekecek kızla adamın arasına girecek içim kıyılacak kesin dedim ama dizi beni ters köşeye yatırdı. Temelde diğer dizilerden çok farklı gözükmese de ikinci kadını bile sevdirebilmesiyle şaşırtıcı bir diziydi. Ji Sung ise tam yanakları sıkılmalık, afacan bir çocuk gibiydi. Babasının bizim patronu dövdüğü sahneler, patronumuzun kıza eziyetleri, kuzenlerin çekişmeleri -evet çekişmeleri onlarınkine kavga denilmez ki :D- hepsi birbirinden komikti. Hatta dizinin şu videosunu izleyiverin de ilginizi çeksin niha.





Sungkyunkwan Scandal

Üç erkek karaktere de aşık olacağınız dizi. Erkek kılığına girmiş kız konulu dizilerden senaryo açısından en sağlamı bu dizi bence. 20 bölüm olmasına rağmen hiç sıkmıyor. Bu dizi ilklerinizden olabilir bicauz içinde kore dizilerine bağlanmanız için yeterli sebebi taşıyor -misal Song Joong Ki- Diziyi izleyeli iki seneden fazla olduğu için komik olayları pek hatırlamıyorum bir ara tekrar bakıp eski günleri yad etmekte fayda var.











My Name is Kim Sam Soon
Normal şartlar altında bu tarz bir dizi hayatta listeme giremezdi. Neden mi? Eski bir yapım artı sevmediğim dizi klişelerini içinde barındırıyor.  İkinci kız çıkıp ortalığı bulandırıyor, başrollerin arasına giriyor, oğlan ex aşkı yüzünden acı çekiyor falan filan tam kriz geçirmelik olaylar yani. Sonracığıma dizide başrol dışında sevilcek karakter yok. Adam gibi ikinci oğlan bile yok. Bir de diziyi daha bu sene izledim ilklerimden falan da değil. Peki ben bütün bunlara rağmen diziyi neden mi sevdim? Bir kere sadece ses tonu ve konuşmasıyla bile beni güldürmeyi başaran Kim Sun Ah başrolde. Ama en önemli sebep dizinin gereksiz dramatik sahnelerini -ikinci kızın olduğu neredeyse bütün sahneler- atlamış olmam. Evet diziyi atlayarak izledim böylelikle dizinin güzelliği ortaya çıkmış oldu ayrıca diziyi bitirdiğimde içim kıyılmamıştı tek hatırladığım diziyi izlerken kahkahaya boğulmuş olmamdı.


Rooftop Prince

Biliyorsunuz bir dönem zamanda yolculuk konulu diziler çok popüler olmuştu. Haliyle suyu çıktı konunun. Rooftop Prince bu konuyla alakalı izlediğim ilk dizi olduğundan farklı gelmişti, üstüne birbirinden şeker karakterleriyle acayip komik bir dizi olduğundan en sevdiğim diziler arasına girmişti. Zamanla konu bayağı popüler olunca diziden soğudum fakat vakti zamanında çok beğendiğimi düşünürsek listeye almamak olmaz. Öyle sevmişim ki hakkında şu yetersiz yazıyı bile yazmışım.
Konudan o kadar sıkıldım ki Faith'i bile izlemek gelmedi içimden.








The Greatest Love

Bu dizi hakkında da yazı yazmıştım. Farklı bir dizi değil fakat içinde Cha Seung Won gibi bir aktörü barındırdığı ve çok güldürdüğü için seviyorum. Öyle ikinci kadın yüzünden drama falan da yoktu. Yazı için  buraya tıklayın.















Bonuslar:

İlk izlediğimde sevmeyip zamanla kanımın kaynadığı iki dizi var.  Secret Garden ve My Girlfriend is A Gumiho. O zamanlar Hyun Bin, Lee Seung Ki bilmiyoz tabi. En önemli kriterim başrol kız güzel oğlan ise yağuşuklu olsun falan. Tabi ben Bof, Playful Kiss gibi dizilerin üzerine Secret Garden izleyince sevmedim güzelim diziyi, hatta sonlara doğru sıkılıp 16da bıraktım. Sonra baktım herkes çok övüyor ben de devamını da izleyip diziyi tamamladım. Gumiho da Lee Seung Ki'yi pek beğenmemiştim dizi de sıkıcı gelmişti. Tamam diziler hiç fena değildi de insanlar neden bu kadar abartıyor diye düşündüğümden sevemiyordum bir türlü. Zamanla Seung Ki'yi de Hyun Bin'i de sevmeye başlayınca dizilere kanım kaynadı. Orda burda repliklerini görmek, müziklerini izlemek de üstüne sos oldu. Şuan iki diziyi de tekrar izlemek istiyorum. Kısaca favorimlerimden olmasalar da kaliteli olduklarını düşünüyorum (Özellikle Secret Garden) Ama sanki Gumiho'da daha iyi bir iş çıkarılabilirdi gerçekten güzel bir konusu var çünkü. Artık benim için oyunculuk daha ön planda o yüzden bu dizileri şimdi izlesem daha çok severdim gibi.

Çok sevmeme rağmen artık izlemeyen kalmadığı gibi fazlasıyla konuşulan diziler olduğu için bıktığım üç dizi var.  Boys Over Flowers, Playful Kiss, You Are Beautiful üçlüsü. Bof ilk dizim ilkler unutulmuyor haliyle müziklerini hala dinliyorum. Bütün saçmalıklarına, klişeliğine rağmen tekrar izleyince anladım ki seviyorum Bof'u yapcak bir şey yok. Playful Kiss'de ikinci dizim. Kim Hyun Joong'a bayıldığımdan olsa gerek hala çok seviyorum. Kızın gurursuzluğu, oğlanın odunluğu yüzünden kriz geçirip diziden nefret etme olasılığınız hayli yüksek :D You Are Beautiful de çok klişe bir konuya sahip ama çok eğlenceli uzun bir süre Boftan sonra en sevdiğim dizi olarak kalmıştı aklımda tabi artıkın öle değil köprünün altından çok sular aktı ne de olsa. Bu üç diziden illa birini seversiniz garanti ediyorum.

Son olarak Düşlerimin Prensi ve Heartstringte diğerleri kadar olmasa da severek izlediğim diziler.

Sevmediklerim:
İzlediğim en kötü diziler olmasalar da çok seveni olduğu için değinmeden geçemediğim iki dizi: Full House ve Coffee Prince. Full House eski bir dizi olması nedeniyle çok klasik bir konuya sahip. Dizide sürekli aynı şeyler tekrarlanıyor misal temizlik sahneleri. Başroller bir türlü kavuşamıyor çünkü ikinci kız aralarına girip duruyor falan diziyi izlerken çok sıkıldım ne yalan söyleyeyim, izlenmese de olur bence. Eskiden atlama huyum da yoktu şimdi olsa gereksiz sahneleri atlar diziyi severdim belki de. Coffee Prince ise başta çok sevmeme rağmen sonlara doğru feci anlamda soğuduğum bir dizi. Bicauz oğlan kızın aslında erkek olmadığını çok geç öğreniyor (gaymiyim lan ben diyecek kadar) artı öğrendikten sonra kıza trip arıyor haliyle olan oluyor ve ben diziden ışık hızıyla soğuyorum. Yine de haklarını yememek lazım ne de olsa eski diziler.

Oh My Lady ve Kpop Ultimate Audition bu ikisini izlemeyin hiç gerek yok. (Belki Şivon için Oh My Lady izlenebilasdagsjhd). Bir de Flower Boy Ramyun Shop'u sevmedim hiç.

Az daha bütün dizileri yazacaktım izlediğim bütün dizileri hemen hemen sevmişim. Sevmediklerimi yarım bırakıyorum genelde. Çok şükür bitti yazıyı yazarken o kadar zorlandım ki anlatamam. Her bir halta kafayı taktığımdan iki gündür yazıyla uğraşıyorum. Önce afişlere taktım yirmi kere değiştirdim hepsini. Başlıkların rengini bile afişlere uydurmaya çalıştım düşünün. Sonra hangi dizileri yazacağım konusunda çok zorlandım. O kadar çok dizi ekleyip çıkardım ki bir ara kafam patlayıp etrafa karpuz gibi saçılacak diye çok korktum Başlıkla da uğraştım bayağı, sonuç iyi olsa gam yemicem. Allahtan sıralama yapmaya kalkışmadım :D  Çok mu uzattım ne artık gideyim ben kırk yılın başı post yazdım o da destan oldu iyi mi. Yorum bırakırsanız sevindirik olurum.

Gidiyorum ben.

Tamam tamam gittim.



DÜZENLEME:
Secret Garden'ı en en tepelere çıkarıyorum, yazdıklarımın da hepsini yutuyorum tekrar izleyince anladım ki ününü gerçekten hakediyor.

10 Temmuz 2014 Perşembe

Mim Neden K-POP Dinliyoruz?

Yine bir mimle karşınızdayım. Şu sıcak yaz günlerinde yazmak için en ideal konu mim sanırım. Beni Selin mimlemiş teşekkür edip geçiyorum mime.

1- En beğendiğiniz kız/erkek K-pop grupları?
Ben bu sene çok uzak kaldım k-poptan. Uzun süredir takip ettiğim bir grup olmadığı için şuan en çok hangi grupları beğeniyorum kararsızım. Eskilere göre cevap vermek en iyisi. Artık pek grup hayranlığı kalmadı ben de yok kliplerini izleyeyim, gruptakiler kimmiş öğreneyim falan o günler geride kaldı :P Kız grubu pek sevmem zaten ama T-ara'nın şarkıları bir tık önde benim için. Ki telefon müziğim hala Day by Day şarkıları. Erkek gruplarından Cn Blue, Ft Island biraz daha önde. Ama öyle grup üyelerine göre falan seçmedim yani. En çok hangi grupların şarkısını dinleyip seviyorsam onları yazdım. Eskisi gibi hayranlığım kalmasa da Bigbang'in şarkılarını da seviyorum hala.

2- Beğendiğiniz K-pop grubu üyelerinden en çok kimi seviyorsunuz? Neden?
Grup üyelerini pek takip etmediğim için pek sağlam bir cevap veremeyebilirim. Bir bakmışsınız yarın farklı bir üyeyi seviyorum bana belli olmaz. T-ara'dan Jiyeon'u seviyorum en çok. Çünkü Dream High 2'de izleyip sevdim. Klipleri de düşününce Jiyeon'u daha çok seviyorum sanırım. Cn Blue üyelerini genel olarak sevsem de Yong Hwa tabi ki ilk seçeneğim hem katıldığı programları hem de dizilerini izlediğim için. Ft Island üyelerini pek tanımıyorum zaten o yüzden Hong Ki. Diğer gruplardan sevdiğim üyeler vardır ama oruçtan beynim mi durdu nedir bir tane bile isim gelmiyor :D Dur Bigbang'ten de Top seviyorum eklemeden olmaz. O kadar çok sevdiğim idol oldu ki şuan en çok kimi sevdiğim hakkında bir fikrim yok :D

3- Tanıdığınız kadarıyla en iyi baba adayı olarak gösterebileceğiniz 3 erkek üye?
Baba adayı mı zor bu soru ya. Baba değil belki ama eş adayı gösterebilirim asadfskj

4- Tanıdığınız kadarıyla en iyi anne adayı olarak gösterebileceğiniz 3 kız üye?
Hiç bir fikrim yok desem :'(

5- Ah keşke kardeş olsaydım diyebileceğiniz en sevimli kız/erkek K-pop üyeleri?
Benden erkek üye seçmemi beklemeyin :D Kardeş değil de Yong Hwa'yla kanka olmak isterim :D Kız üye olarak kişilik özelliklerini bilmediğim için ne kadar doğru bir seçim bilmiyorum ama Jiyeon ve Jung Eun Ji'yi seçiyorum.

6- En çok görmek istediğiniz K-pop üyesi?
 Lee Jonghyun demek istiyorum. Neden Jonghyun'u seçtim bilmiyorum ama şuan içimden o geçti. Yong Hwa ile Lee Hong Ki' yi de çok görmek isterim elbette. Hiç farketmez aslında bütün üyeler kabulüm.






En son Yong Hwa ve Hong Ki ikilisinin dizisini izlediğimden midir nedir hep ikisi aklıma geldi. Mp3'üme baktığım zaman Ft Island ve Cn blue şarkıları ağırlıkta demek ki seviyorum ben bunları diye düşünerek yazdım. Cevaplar çok içime sinmedi artık K-pop takip etmediğim için. Sonuçta deli gibi Dong Hae hayranı olduğum zamanlar da vardı.

Mimi Paul Muad-Dib ve Sessiz Gemi'ye yolluyorum.



6 Temmuz 2014 Pazar

"Overdose" Bağımlı Oldum

Bu postu adaşım Hilal'e armağan ediyorum :P

Müzikten çok uzak kaldım bu aralar. Bu aralar dediğim bayağı uzun bir süre :D Birileri bana yabancı, korece şarkı tavsiye etsin. Bu yaz elimi neye atsam yarım kalıyor dizilerden bahsediyorum tabi ki. Ben de değişiklik olsun diye kore eğlence programalarına bakayım dedim. Biraz Running Man izledim çok eğlenceli bir program arada açıp izlemek iyi geliyor. Tavsiye ederim. Roommates'i izledim. 7.bölümde kaldım sanırım. Programa katılanlar arasında Exo'dan Chanyeol da var. Haliyle sürekli şarkılarını duyunca açıp bir dinleyeyim nasılmış şarkıları dedim. Daha önce Exo- Mama şarkılarını dinlemiştim klasik SM grubu diye düşünüp başka şarkılarına bakma gereği duymamıştım. Sonra açıp Overdose şarkılarını dinledim. İlk dinleme kuru gürültü, ikinci dinleme hımm fena değilmiş, üçüncü de bir baktım şarkının bağımlısı olmuşum grup üyelerinin bir kısmının adını bile öğrenmişim :D Kısaca Exo yeni favorim olabilir. Gerçi diğer şarkılarından o kadar sevdiğim olmadı.















Bir de Growl şarkısını beğendim.














Yine Roommates sayesinde 2ne1 Come Back Home şarkısını keşfettim. Müzikten o kadar uzak kalmışım ki böyle bir şarkı çıkarttıklarından haberim yoktu :D

 Bu da fena şarkı değil dinleyin siz karar verin en iyisi.













Düzenleme:
Canım Taeyang şarkı çıkarmış ben yazmayı unutuyorum kınadım kendimi.















Taeyang şu üstüne bir tişört geçir adamı hasta etme asdfkasf















Başlangıcı çok güzel, farklı ama hoş bir şarkı. Ama söz konusu Bigbang olunca farklı değil normal demek daha doğru olur. İlk dinlemede sevmesem de şimdi çok hoş geliyor. Zaten Taeyang söyler de kötü olur mu.

25 Haziran 2014 Çarşamba

İlkler ve Uzakdoğu Mimi

Sevgili adaş mim göndermiş yapmamak olmaz. Bloğa da geri dönmenin vakti gelmişti hem. Bilmiyorum blog yazmak için fazla üşengeçim galiba neyse mime geçelim.

1- Uzakdoğu ile nasıl tanıştın?

Birkaç defa bahsetmiştim aslında ama tekrar yazayım uzakdoğuyu keşfedeli 3,5 sene oldu arkadaşların teşvikiyle Bof izlemeye başladım sonra gerisi geldi. Öncesinde Trt 1de Efsane Prensi falan görünce ıyk yine mi bu dizi deyip kanal değiştirirdim. Bir keresinde televizyonda bir bölüm Muhteşem Kraliçe izlemiştim, hoşuma gitmişti ama nedense devamını merak edip izlememiştim öyle işte.

2- İlk izlediğiniz uzakdoğu dizisi, filmi, animesi?

Birçok koresever gibi ben de Boys Over Flowers ile açılışı yaptım. Filmden emin değilim fakat My Sassy Girl olabilir. Bilinçli olarak ilk izlediğim anime ise Death Note.

3- İlk yazdığınız post?

Merhabalar adlı posttu. Esaretin Bedeli filminden bahsetmiştim.

4- İlk yorum alan postunuz?

İlk postum aynı zamanda ilk yorum alan postum oluyor.

5- İlk beğendiğiniz aktör/aktris (oppa/unni)?

Kim Hyun Joong ve Go Hye Sun

6- İlk aldığınız mim?

İlk mimim Küçük Filozoftan gelmişti. K-pop'un Enleri.

7- İlk takibe aldığınız blog?

Açıkçası bilmiyorum ama blog açmadan önce Uzakdoğu'nun yakın hali bloğu ilk keşfettiğim blogtu. Yani büyük ihtimalle ilk takibe aldığım blog da odur.

8- İlk yazdığınız dizi-film postu?

İlk film postum yine ilk yazdığım post :D İlk dizi postum da ise Rooftop Prince'i anlatmıştım.

9- İlk dinlediğiniz k-pop grubu?

Cn blue'ydu aslında ama adam akıllı takibe aldığım ilk grup -yani üyelerini bağrıma bastığım- SS501 grubuydu.

10- İlk başlattığınız mim?

Genel Sorular adlı mimdi. Bu mime benziyor aslında.

Kimi mimleyeyim bilemedim yapmak isterse Sessiz Gemi'yi mimliyorum.


19 Nisan 2014 Cumartesi

Reply 1994'ten Replikler

Diziyi izlerken bir yandan da replik yapıyordum bütün bölümlerden yapacaktım aslında ama sadece ilk on bir bölümden falan yapabildim. Devam edecektim fakat kaç ay oldu şimdi de üşeniyorum açıkcası.












Tek sorun replikleri hangi bölümlerden aldığımı bilmiyorum :) Patateslerin üzerine oturup farketmeyecek kadar inek abimiz :))


Bu telefonu da çok sevdim araya sıkıştırayım dedim.


















































O yaz Seul çok sıcak olduğu için sevimli anne babamız çareyi kapıda yatmakta buluyorlar. Yalnız sadece onlar değil farkettiyseniz.

Hatta o kadar sıcak ki dolapta yaşayanlar bile var :D Babanın tepkisine öl.





























Bu izleyenlerin daha iyi anlayabileceği bir sahne. Çocuk o kadar alıştırma yapıyor ama yine biletçi adam anlıyor taşralı olduğunu. Suratı düşüyor garibimin.




















İsminin hakkını veren Çöp yüzünü paspasla silerkene.




















Bu kardeşi olan herkesin yaşadığı bir durum sanki.



Yol boyunca tuvaletini tutan acuşşinin artık dayanacak gücü kalmayınca karısına yapıştırıyor cevabı :D










Adam nihayet tuvalet buluyor onun da kapısı kilitli. Gayet normal bir tepki (Üç gün güldüm ben bu sahneye)







































Mağazadan meyve alan Seul bebesi Chil Bong herkesi şoka sokuyor.




















Hödük Chil Bong :D

Bu kadar. Devamı gelir mi bilemiyorum. bayss cınımss

11 Nisan 2014 Cuma

Film Güncesi


Oyuncular: Şener Şen, Uğur Yücel, Yeşim Salkım, Özkan Uğur, Kamran Usluer
Yönetmen: Yavuz Turgul
Süre: 128 dk
Yapım Yılı: 1996
Tür: Dram
Şener Şen...Sen ne şeker adamsın öyle. Senelerce komedi filminde izlediğim Şener Şen bu kez böğrüme öküz oturttu tabiri caizse. Nasıl geç kalmışım bu filmi izlemek için. Karakterlerin gerçekçiliği, diyalogların doğallığı, Şener Şen ve Uğur Yücel'in pek anlamlı ilişkisi kısaca her şeyiyle harika bir filmdi. Hele o son sahneyi hiç unutamam sanırım. İzleyin, izletin.
Peki siz gerçekten sevdiğiniz biri için neleri göze alabilirsiniz?






Oyuncular: Şener Şen, Meltem Cumbul, Timuçin Esen
Yönetmen: Yavuz Turgul
Süre: 142 dk
Yapım Yılı: 2005
Tür: Dram

 Şener Şen ve Yavuz Turgul'dan harika bir film daha. Bir eşkiya değil ama derinden etkiliyor yine de. Şener Şen'in "Hepimiz hayallerimizin kurbanıyız" konuşması filmin en can alıcı sahnelerinden biriydi bence. Türküler de çok iyiydi. Meltem Cumbul'un dinleyip ağladığı kürtçe türkü ne kadar duyguluydu.
 "Etek sarı sen etekten sarısan sarısan" diye ortalıkta dolandım kaç gün.





Oyuncular: Heath Ledger, Joseph Gordon-Levitt, Julia Stiles
Süre: 97 dk
Yapım Yılı: 1999
Tür: Gençlik, Romantik

Bir iddiayla başlayan sevimli aşk hikayesi. Farklı bir konusu yok ama oldukça eğlenceli. Joseph Gordon-Levitt'in de ergen hallerini görmüş olduk. Romantik komedi sevenler için fazla beklentiye girmeden izlenirse gayet sevilesi bir film.








Oyuncular: Micheal J. Fox, Christoper Lloyd, Crispin Glover, Lea Thompson
Süre: 116 dk
Yapım Yılı: 1985
Tür: Bilim Kurgu, Komedi, Macera
Uzun zamandır izlemeyi planlayıp bir türlü izleyemediğim film. Hatta defacalarca çeşitli sitelerden doldurup doldurup izlemedim, birkaç kez de indirdim. Filmin güzel olduğunu biliyorum seveceğimden de eminim ama yok bir türlü açıp izleyesim gelmedi. Biraz da son yıllarda eskisi gibi film izleyememden kaynaklı sanırsam. Kore, Amerikan, İngiliz dizisi derken bir baktım filmlerden soğuyuvermişim. Hepinizin bildiği gibi zamanda yolculukla ilgili bir film oldukça eğlenceli, akıcı tavsiyemdir.


Dangerous Liaisons
 Oyuncular: Jang Dong Gun, Ziyi Zhang, Cecilia Cheung
 Süre: 110 dk
 Yapım Yılı: 2012
 Tür: Dram, Romantik
 Jang Dong Gun kazanova rolünde ve ben filmi yeni keşfediyorum kafamı duvarlara vurdum (yazar burada mübalağa ediyor cınıms) Aşk üzerine girilen bir bahis nelere kadir film de bunu görüyoruz. Biraz durağan geldi, sinirimi de bozdu ama lakin fakat Jang Dong Gun karizması diyorum başka da bir şey demiyorum.
Son bir şey daha diyorum film Çin yapımı ve 1988 yapımı aynı isimli Amerikan filminden uyarlama.





 Oyuncular: Nicole Kidman, Christopher Eccleston, Fionnula Flanagan
 Süre: 104 dk
 Tür: Gerilim, Korku, Dram
 Yapım Yılı: 2001
 Her ne kadar korku türünde sayılsa da bence tam bir gerilim filmiydi.  Nicole Kidman istila filminden sonra çok sevmeye başlamıştım kendisini  bu filmde de bayıldım çok güzel, tatlı bir kadın keşke yaşlanmasaymış.  Sonuyla dikkat çeken bir film, sevdim ama biliyorum  ki seneler önce  izleseydim etkisi daha büyük olacaktı. Ben zaten  korku sevmem  gerilim severim bu film de tam ağzıma layıktı. Bunu da  izleyin (:

Aslında birkaç film daha yazacaktım ama üşendim şuan için. Bir dahaki sefere inşallah. Esen kalın.