Sayfalar

26 Temmuz 2012 Perşembe

Mimlenmişim :)

Yayyy sonunda ben de mimlenmişim :D
 Bu mimi başlatan ve bana gönderen küçük filozof'a çok teşekkür ediyorum.







Bu mimde amaç 3 soruyla k-pop gruplarının enlerini seçmek.
1)K-pop'un en yetenekli grubu?
2)K-pop'un en kaliteli grubu?
3)K-pop'un en içi dışı bir grubu?

Bu soruları gördüğüm an aklıma ilk gelen "Bunların hepsinin cevabı Bigbang" oldu. Bigbang en sevdiğim grup olduğu için değil ciddi anlamda düşünsem de yine de hepsine Bigbang demek istiyorum.

K-pop'un en yetenekli grubu BİGBANG:












Daha önce şu yazımda bahsettiğim gibi grubun bütün üyelerinin sesleri harika hepsinin sesinin kendine has bir güzelliği var. T.O.P ve G-Dragon çok güzel rap yapıyorlar. Taeyang ve G-Dragon'ın dansını beğeniyorum. Daesung'un sesi çok güzel. Seungri eğlendirmede çok iyi. Top, G-dragon, Seungrinin taklit yeteneği çok iyi. Beatbox da yapıyorlar. Top ve Seungri beatbox konusunda iyi. Grup üyelerinin hepsinin harika yetenekleri var. Şarkıları muhteşem, katıldıkları programları izlemek çok eğlenceli. Bigbang olmasa hayatım anlamsızlaşır gibime geliyor.


 K-pop'un en kaliteli grubu BİGBANG:
Dinlediğim en kaliteli şarkılar Bigbang'e ait. Şarkılarının hepsi çok başarılı. Şarkılarının sözleri kaliteli. Üyelerin kendi çıkardıkları şarkılar da kaliteli. Bigbang hayranı olma nedenim grup üyelerine görür görmez vurulmam falan değildi duyar duymaz şarkılarına vuruldum ben. O sesler o müzik hemencecik etkilenivermiştim Bigbang'ten.













K-pop'un en içi dışı bir grubu BİGBANG:
Aslına bakarsanız hiç bir K-pop grubunun içi dışı birmiş gibi gelmiyor bana. Sonuçta kendi içlerinde neler yaşıyorlar, neler karıştırıyorlar bunu bilemeyiz. Niye Bigbang'i seçtiğime gelirsek; haklarında en çok bilgi sahibi olduğum grup Bigbang. Katıldıkları programları izliyorum, grup üyelerinin her türlü halini gördüm. Yani en dağınık hallerinden en karizma hallerine kadar o yüzden bu seçeneğe de Bigbang demek istiyorum. Ek olarak ss501'i eklemek istiyorum ki yazdıklarımın hepsi ss501 içinde geçerli. ss501 1. seçenekti aslında ama şuan tam olarak grup olduklarından emin değilim. Önce grubun dağıldığı haberi çıktı sonra biz hala grubuz tarzında bir şeyler söylediler bilemiyorum yani o yüzden ilk olarak Bigbang'i yazdım.

Mimi  Sakura Bahçesi ve ya leyl çingularıma gönderiyorum.

23 Temmuz 2012 Pazartesi

Bilindik bir konu üzerine...


Bahsedeceğim konu yeni bir konu değil. Kore hayranlarının sıklıkla karşılaştığı bir durum. Ne olduğu açık değil mi tabi ki Korelilere karşı olan ön yargıdan bahsediyorum. Zaten bilindik bir konu ama son zamanlarda bu konuya fazlaca içerlemiş bulunmaktayım o yüzden bu konuyla alakalı düşüncelerimi yazmak istiyorum.
Yani 7/24 yine mi Kore dizisi izliyosun yine mi çekikler denilmesi yetmezmiş gibi son zamanlarda daha farklı sinir bozucu şeyler duyunca asabım bozuldu. Kore dizilerini neden mi seviyorum? Bunun bir sürü sebebi var. Bir sebebi de Türk dizilerini takip etmemem. Çünkü Türk dizileri zaten uzun sürüyor bi de üzerine özetti reklamlardı derken 3 saat dizi beklemek sıkıcı. Halbuki bu süre kısaltılsa çok daha güzel diziler ortaya çıkabilir. Sonracığıma diziler sezon olarak da çok fazla sürüyor. Güpgüzel dizileri uzatıp mahvediyorlar. Arka Sokaklar örneğin zaten her akşam yayınlıyorlar bir de üzerine sezon finaline soktular. Ne gerek var ki oysa diziyi tadında bıraksalar ne güzel olur. Ha Türk dizileri Kore dizilerinden daha kötü demiyorum. Hatta bence Türk dizileri entrika ve heyecan bakımından Kore dizilerinden daha üstün öte yandan Türk dizileri bu kadar uzatıldığı için izlemesi tam bir eziyet haline geliyor. En önemli nedenlerden olmasa da bu da beni Kore dizilerini izlemeye iten nedenlerden biri.

Müzik konusu var bir de. İnsanlar çekiklerin şarkılarını dinlememe anlam veremiyor. Neymiş efendim çekikler dinlenir miymiş onları şarkı söylerken hayal etmek bile yeterince tuhafmış. Yahu müzik her yerde müziktir, müzik her dilde güzeldir. Nasıl ki elin Fransız'ının, Amerikalısının şarkısını dinliyorsunuz ben de öyle Korelileri dinliyorum işte. Kimseden Korece şarkı falan dinlemesini beklemiyorum ama insan bir konuda düşüncelerini belirtirken biraz dikkatli olmalı. Tamam benim de ön yargılarım var ama ön yargısı olmayan insan mı var? Ön yargılı olabilirsiniz. Ama bunu ısrarla söylemeye veyahut sinir bozucu bir şekilde dile getirmeye gerek yok ki. Konu hakkında en ufak bir fikri bile olmayan insanlar hakaret etme hakkını kendilerinde nasıl görüyorlar anlamıyorum doğrusu.
Evet Kore dizisi izliyorum, müziklerini dinliyorum kime ne? Yaptığımın mantıklı bir şey olduğunu savunacak değilim. Ama insanlar o kadar gereksiz, saçma sapan şeylerle uğraşıyor ki. En basitinden televizyon izlemek başlı başına bir saçmalık ama izliyoruz çünkü bundan keyif alıyoruz. Ben de Kore dizilerini izlemekten, müziklerini dinlemekten keyif alıyorum. Kimse de keyfimin kahyası olmadığına göre kimsenin bir şey söylemeye hakkı yok!

16 Temmuz 2012 Pazartesi

Bugünlerde ne işle meşgulum?

Şimdi başlığı böyle attık ama yaptığım şeyleri iş olarak adlandırmak biraz tuhaf kaçtı tabi. İş olucaksa ancak boş iş olur. Ne işle meşgulum diye merak mi ettiniz? Etmeseniz de olur ben bu postu yazdıktan sonra ne fayda...Ee işler diyodum. Neler yaptığımı duyunca eminim ciddi anlamda şaşıracaksınız.


1) TV izliyorum:
Ihı ıhı şaşkın olduğunuzu tahmin edebiliyorum.



Bu arada bu köpeği hatırlıyor musunuz Muttley? Hatırlamıyorsanız sizi hemen şu videoya yönlendireyim.







Tvde şuan takip ettiğim bir dizi yok gündüz Doktorlar, Çocuklar Duymasın, Umutsuz Ev Kadınları üçlüsü arasında zapping yapıyorum akşam da öylesine bir şey izliyorum. Dizi olarak olmasa da program olarak Benzemez Kimse Sana'yı takip ediyorum. Eğlenceli bir program. Cem kılıç, Pelin özellikle Ümit Erdim olmak üzere programdaki herkes çok yetenekli. Ümit Erdim'in izlediğim bütün taklitleri süperdi. Son haftada Zerrin Özer taklidiyle Cem Kılıç 1. oldu. Zaten 1. ciyi seçerken sadece yaptığı taklide değil yakın zamanda 1. olup olmadığına da bakıyorlar elbet. Amaç derneklere yardım etmek olduğu için. Yoksa Bay J'nin İlhan İrem taklidi de süperdi.
 


 Her hafta birbirinden başarılı taklitler yapılıyor zaten. Kendi'yi sevmem ama sürekli sonuncu olduğu için acımaya başladım :D Bakalım ne zaman 1. olabilecek.

2) PC İzliyorum:
Pc izliyorum deyince garip oldu sanki. Ama bütün gün Pc başında oturup pcye bakıyorum öyle ekranı izleyip duruyorum yani :D


Pcde en son hangi filmi izledim?: En son Hachiko A Dog Story filmini izledim. Film bir adamla bir köpeğin çevredeki insanları hayrete düşürecek derecede olan dostluğunu, bir köpeğin ne kadar sadık olabileceğini anlatan gerçek yaşamdan alınmış güzel bir hikayeyi anlatıyor. Film hakkındaki düşünceme gelince fazla olay yoktu ama güzel ve etkileyici bir filmdi. İzleyin, kesinlikle zaman kaybı olmaz. Filmden etkilenmemin bir nedeni de gece karanlıkta (gece olunca karanlık oluyordu demi) tek başıma izlemiş olmam. Ne alaka derseniz, gece yalnız başıma ne zaman bir film izlesem komikse daha çok gülüyor, ağlaksa daha çok ağlıyorum. Yani öyle ki çoğu insanın duygulanma belirtisi bile göstermeyeceği sahnelerde gözyaşlarım sel oluyor. Hachikoda da ağladım. Biliyorum tuhaf yani sen git milletin ağladığı A Moment to Remember filmini put gibi izle Hachikoda ağla, normal değilim yiaa. Bu arada Hachi ne kadar tatlı bir köpekti film boyunca agugugu modundaydım. (Evet köpeklere agugugu yapan biriyim ben.)














En son izlediğim animasyon filmi: Parti Hayvanları - Barnyard adlı animasyonu izledim. İçinde ince espriler olan güzel bir animasyondu. İzleyenler bilir bir zamanlar çizgi dizisi de vardı.

En son izlediğim kore filmi: The Classic filmini izledim. Film adı gibi klasik bir hikayeyi anlatıyordu beğenip beğenmediğimden emin değil güldüğüm yerler oldu, sıkıldığım yerler oldu bilemiyorum yani. Başrolde personal taste, chiiling romance, a moment to remember ve daha bir çok yapımdan tanıdığımız Son Ye Jin var. Romantik, Dram filmi. İzlemeyin demiyorum ama kesin izleyin de diyemeyeceğim.

Hangi dizileri izliyorum?
Yabancı Dizi: Yabancı diziden kastım Amerikan dizileri oluyor. Şuan izlediğim tek dizi Bigbang Theory, 4.sezondayım şuan. Yeni bir dizi arayışındayım aslında ne izlesem bilemedim. Tavsiyesi olan varsa beni bulsun :D

Kore Dizisi: Daha önce de yazmıştım Ghost ve Gentlemans Dignity dizilerini takip ediyorum. Haricinde en son Queen İnhyuns Man dizisini izledim. Şuan yeni bir diziye daha başlasam diyorum ama yine karar veremedim. Yenilerden ilgimi çeken farklı bir dizi olmadı eskilerden de güzel dizileri hep izlemişim zaten bakalım buluruz elbet bir dizi.

3) Kitap Okuyorum:

En son İskender Pala'dan Şah ve Sultan okudum. Bu kitabı 3 senede okudum. (3 sene mi oha diyen sesleri duyar gibi oldum sanki). Şimdi şöyle oluyor, ben bu kitabı 3 sene önce 1 arkadaştan almıştım o ara 50 sayfa falan okuyabilmiştim çünkü elime hiç almıyordum sonraki sene ablam kitabı satın almış aa dur bu sefer okuyayım ben bu kitabı diye atladım. Başladım en baştan okumaya kitabın yarısından fazlasını okumuştum ki ablam kitabı yanında götürünce kitap yine yarım kalmış oldu. Bu sene aklıma geldi, kütüphaneden alıp kitabı nihayet tamamladım :D Yani kitabı 3 senede okumuş oldum. Normalde beğendiğim bir kitabı yarım bırakmam ama olaylar böyle gelişti işte naparsın.



4) Kitap Ayracı, Origamiye Merak Saldım:

Origami merakı bende Prison Break dizisiyle başlamıştı aslında. Orda Scofieldcığım yanda gördüğünüz kuştan yapardı. Ben de 3 sene önce origamiyle uğraşmaya başlamıştım. Kedi, köpek, kuş o kadar farklı hayvanlar yapmıştım masam bildiğiniz hayvanat bahçesine dönmüştü. İşte geçen gün aklıma geldi dur bakıp tekrar yapayım dedim bir iki kedi köpek falan yaptım. Origamiyle uğraştığımı gören ablam tarafından boşişler müdiresi ilan edilsem de origaminin zevkli bir uğraş olduğunu düşünüyorum. Zaten alışınca yapmak 10 saniyeni bile almıyor. İlginizi çekerse bu sitede çeşit çeşit origami var yapılışlarını da bulabilirsiniz.

Bir de kitap ayracı yapmaya başladım webte çok kolay kalp şeklinde ayraç yapımı buldum. Gerçekten kolay kafama estikçe her bulduğum kağıttan yapıp kitabımın arasına koyuyorum. Ayrıca kedi şeklinde de var origami olduğu için ilgimi çekmişti.

















   İlk denemeler...

4) Müzik dinliyorum:
Hah bir şeyi unuttum diyordum ben de. Müzik dinlemek daily routin yaptığım bir şey zaten. (Buna da Türkçe'yi katletmek diyoruz.) Bu ara Cn Blue- Lee Jonghyun'un My love şarkısını seviyorum. Aklıma şuan başka şarkı gelmedi neyse...



 Tabi başka işler de yapıyorum yaz tatilimi bunlarla geçircek değilim herhalde :P Şaka maka cidden tatilimi boş boş geçiriyorum akşam gezmeleri hariç öyle değişik bir şey yaptığım yok saçma sapan şeylerle vakit geçiriyorum işte.

12 Temmuz 2012 Perşembe

Bir Dizi Bir Aktör

Bridal Mask:
Hala hazır yayınlanmakta olan yine kore tarihiyle alakalı bir dizi şuan 12 bölümü yayınlandı.
Konu: Bu drama Japon sömürge döneminde, Japonlara karşı bir mücadele içerisinde olan ve savaş sanatları konusunda becerikli Lee Kang'ın hikayesini anlatmaktadır.
Lee Kang yüzünü gizlemek için maske kullanmaktadır.
Ona bu nedenle Gaksital ismi verilmiştir. (Gaksital, gelinler için yapılmış özel bir maske)
Lee Kang Kore tarihinin en karanlık dönemlerinden olan Japon emperyalist rejimine karşı bağımsızlık hareketi başlatır. Dizi 30'lu yıllarda geçmektedir. 

Henüz 2 bölümünü izledim hem konu olarak hem oyuncu olarak ilgimi çeken bir dizi oldu. Ama dizi 28 bölümmüş* yani eylüle kadar sürecek o yüzden diziyi şimdilik yarım bıraktım çünkü eylüle kadar haftada 2 bölüm 2 bölüm idare edemem. Zaten diziyi sürekli takip etme imkanım olmayacak illa ki 2-3 hafta ara vermek zorunda kalacağım. O yüzden yayınlanmasını bekleyeceğim diziyi çarçur etmek istemiyorum. Ne bilim kore dizisi dediğin en fazla 1 haftada izlenir. Çok uzun süre beklemek sıkıcı oluyor. Ama insan dayanamayıp başlıyor işte hele de kore dizileri bu kadar güzelleşmişken. Neyse şimdi aktörümüzden bahsedeyim.

Joo Won - Lee Kang To:
Bu dizide bu çocuğu izledikten sonra bütün oppalar gözümdeki yerini kaybetti. Ben böyle şeker böyle hoş böyle karizmatik eleman görmedim.(Aklınıza gelebilecek bütün iltifatları yazardım ya neyse) Abarttığımı düşünebilirsiniz ama şuan favori oppam oldu sonradan bu düşüncem değişir mi bilemiyorum çünkü sürekli ordan burdan karizmatik oppalar fırlıyor. Joo Won'u tee Ojakgyo Brothers dizisinde oynarken fotoğraflarını görüp sempatik bulmuştum. Diziyi UEE'den pek hazetmeme rağmen izlemeye karar vermiştim tabi dizinin 58 bölüm olduğunu görünce vazgeçtim. Belki ilerde izlerim belli olmaz.

Fotoğraflar:



Ghost: 
Yine şuan yayınlanmakta olan bir aksiyon dizisi. İçinde bir takım saçmalıklar bulunsa da her bölümünü büyük bir heyecanla beklediğim güzel bir dizi.
Konu: Kim Woo-Hyun (So Ji Sub) üst düzey bir polis memurunun tek oğludur. Woo-Hyun polis akademisine birinci sırada girer ve birinci sırada akademiden mezun olur. Bir dedektif olarak, o da siber soruşturma departmanına katılır. Woo-Hyun sonra siber dünya içinde olanların sakladıkları sırları ortaya çıkarmak için çalışır.



-SPOİLER-
 Dizide saçma buluduğum bazı kısımlar:
- 2.bölümde Park Gi Young'un ameliyat olup ses, görüntü her yönden tıpatıp Kim Woo Hyun'a benzemesi. 1.bölümü izlediğim zaman vay ne süper diziymiş demiştim 2. bölümde böyle saçmalık olunca hayal kırıklığına uğradım ama dizi kaldığı yerden heyecanlı bir şekilde devam edince ben de boşverip izlemeye devam ettim :D
-10. bölümde Woo Hyunun evindeki yardımcı kadın ölen adamın ısrarla laptopu Woo Hyun başka kimseye vermemesini söylemesine rağmen gidip Byun Sang Woo'a veriyor burda bir saçmalık yok ama kadına uyuz oldum o yüzden yazdım. Saçma olan Woo Hyuna kadına 16 mayısta buraya gelen adamı hatırlıyor musunuz dediğinde kadın hemen evet diyor. Ben daha dün ne yediğimi zor hatırlıyorum her ne hikmetse bunlar olayı tam tarihiyle hatırlıyor. Kadın hatırlayabilir de Woo Hyun'un direk kadına 16 mayıs diye sorması tuhaftı mayıs aylarında falan der insan :D başka takıldığım yerler de oldu ama şuan aklıma gelmiyorlar.
-SPOİLER-


So Ji Sub:
So Ji'yi im sorry i love you dizisinden beri seviyorum elbet ama bu diziyle gözümdeki yerini sağlamlaştırmış oldu. Üst satırlarda gözümün Joo Won'dan başkasını görmediğini falan yazmıştım neyse sallayın kimin gözü sadece tek oppayla doyar ki. Im sorry i love you dizisini sırf Soji için izlemiştim yoksa dizi pek benim tarzım değildi. Gülüşünü çok seviyorum** ama Ghost dizisinde pek güldüğünü göremiyoruz maalesef. Gülmekten kastım gülümseme değil bildiğin sırıtmaktan bahsediyorum :D

Fotoğraflar:
 




















A Gentlemans Dignity:
Bu dizinin de en son 14. bölümünü izledim 20 bölümlük bir dizi ama şuana kadar hiç sıkılmadım çünkü dizinin her bölümünde komik, eğlenceli bir şeyler oluyor.
Konu: Sivri dilli bir mimar olan Kim Do Jin (Jang Dong Gun) ve beysbol takımı hakemi olan otoriter lise öğretmeni Seo Yi Soo (Kim Ha Neul) ikilisi arasındaki ilişkiyi anlatan drama.
Dizide 40'lı yaşlarında olan 4 adamın başından geçen olaylar anlatılıyor. Bir dizi bir aktör demiştim ama bu 4'lüyü ayırmaya kıyamıyorum.

Centilmenlerimiz:
İlk başta hepsinin tipi gözüme bir tuhaf görünmüştü. Özellikle Kim Do Jini hiç beğenmemiştim. Hepsi 40'lı yaştalar falan dizi pek güzel görünmemişti gözüme. Diziyi izlemeye devam edince aslında ne kadar sempatik, ne kadar şeker olduklarını farkettim. En başta en az Kim Do Jini sevmiştim şimdi en çok onu seviyorum. Jang Dong Jun'u değil oynadığı karakteri sevdim aslında. Durum böyle işte.


Jang Dong Jun - Kim Do Jin






















Kim Soo Ro - Im Tae San:






















Lee Jong Hyuk - Lee Jung Rok:























Kim Min Jong - Choi Yoon:























*Bridal Mask ilk başta 24 bölümdü ama yayınladığı günlerde Ghost ve I do I do dizilerinden daha fazla izlenip reytinglerde 1. sırada olunca 4 bölüm uzatılmış.
**Gerçi Koreli oppaların çoğunun gülüşünü beğeniyorum. Hem zaten gülmek kime yakışmaz ki.

Not: Resimler ve konular alıntıdır.

10 Temmuz 2012 Salı

Oradan Buradan Resimler
























Burda yaşamakta, bu yapıyı yapmakta büyük cesaret ister. Burda yaşayan insanlar eceline susamış sanırım. Ama tek kelimeyle muhteşem olmuş.





















Aşk tüneliymiş sanırsam. Tren ne alaka anlamasam da harika bir yer. Ordan o trenin içinde ya da yürüyerek geçmek harika bir duygu olsa gerek...
























Bunlar da aşkın tuzu biberiymişmiş...
























Yüzük takmayı pek sevmem böyle bir yüzüğüm olsa Frodo özentisi gibi boynumda taşırdım kolye niyetine...
























Gitar şeklinde havuz benim fikrimi çalmışlar resmen olmaz ki :D

























Ben daha doğru dürüst yemek yapamıyorum, millet harikalar yaratıyor...
























Yorumsuz...Aklıma yazacak bir şey gelmedi çünkü :D



















Su samurları uyurken akıntıya kapılmamak için elele tutuşurlarmış. Elele tutuşan hayvanlar da varmış demek ki. Çok sevimliler dimi...
























Zeka küpüymüş. Bu mu benim zekamı belirleyecek. Tamam kabul bir iki kez denedim yapamayınca sinirlenip fırlattım nolmuş yani :D 













































Kağıtlar bitti, millet eline resim çizmeye başlamış. Ama ben sanat diye buna derim be..
 
























Halk kütüphanesi...

8 Temmuz 2012 Pazar

Kıymeti Bilinmeyen Bir Dizi: The Partner




Bu diziyi sene başında birinin tavsiyesiyle izlemiştim. Daha önce The Partner ile ilgili iyi veya kötü anlamda bir şey duymamıştım, böyle bir dizi olduğundan haberim bile yoktu. Haliyle başlarken biraz tereddüt etmiştim. O sıralar izleyecek dizim yoktu ben de The Partner'ı izlemeye başladım. Diziyi iki günde bitirdim.

Dizinin konusu kısaca şöyle: Genç yaşta; kocasinin ölümü sebebiyle , küçük çocuğu ile dul kalan Eun-ho Kang ( Hyun-joo Kim ) bir avukatlık bürosunda mesleği olan avukatlığı yapmak için işe başlar. Büronun hırçın, vurdumduymaz fakat başarılı diger avukatı Tae-jo Lee ( Lee Dong Wook ) ile aynı odayı paylaşmak zorundadır. Çünkü kendisine bir öğretmen ve de deneyimli birinin destek olması gerekmektedir. Tae-jo Lee, babasının çok ünlü bir hukuk bürosu olmasına rağmen, bir sebepten dolayı onları terkedip, bu az iş yapan, hatta neredeyse hic para kazanamayan hukuk bürosunu seçmiş ve çalışmaya başlamıştır.Yani dizi avukatlık ile ilgili bir dizi. Oldum olası avukatlıkla ilgili filmlere merakım vardır. Bu Nasıl Sarışın filminden beri çapraz sorgu olayı hoşuma gider. Bu dizide de davalar çok ilginçti, mahkeme bölümleri çok heyecanlıydı. Her davada sonuç ne olacak nasıl halledecekler, bir sonraki dava ne olacak diye merak edip durdum. Kısaca diziyi sevdim. Aşk dolu ya da komedi tarzı bir şeyler arıyorsanız izlemenizi tavsiye etmem ama farklı bir dizi arıyorum, güzel olsun yeter diyorsanız izleyin bence. Dizide bir iki noktada kopukluklar vardı ama hangi kore dizisi dört dörtlük ki zaten en güzel dizide bile bir saçmalık, kopukluk oluyor.

Karakterler:

Lee Tae Jo - Lee Dong Wook:


















Yine bildiğimiz Lee Dong Wook işte yeri geldiğinde muzip yeri geldiğinde ciddi. Bu adamın rol yapışı çok hoşuma gidiyor. Bu dizi de sevdim dizi için uygun bir başrol olmuş bence.

Kang Eun Ho - Kim Hyun Joo:


















Biz onu Gu Jun Pyo'nun ablası olarak tanıdık. En azından ben öyle tanıdım. Çok tatlı, güzel bir kadın Bof dizisinden beri severim kendisini. Bu dizide Boftakinin aksine kısa saçlı ama yine de çok şeker bence.

Han Jung Won - Lee Ha Nui
  
Başta uyuz olup sonradan sevdiğim bir karakter. Çok güzel bir kadın bence zaten 2006'da Miss Korea seçilmiş. İzleyen bilir, Pasta dizisinde de oynamıştı. 


Lee Young Woo - Choi Chul Ho:


















Tam soğuk nevaleydi bence dizi boyunca uyuz etti beni.


Başka tanıdık yüzler de var elbet dizide ama bu kadarı yeterli bence. Benden size tavsiye bu diziyi hemen izlemeseniz bile listenizde bulundurun bence.







7 Temmuz 2012 Cumartesi

En Etkileyici Sesler


Saat gece yarısını çoktan geçti ben oturmuş bu yazıyı yazıyorum. Bu yazıyı yazmamın amacı dinlediğim gruplardaki sesini beğendiğim kişileri bloğumda paylaşmak. Yazıya başlarken cidden kararsız kaldım. Kimleri yazsam, kimleri yazmasam, bir üyeyi yazıyorum diğer üyeler öksüz kalmış gibi hissediyorum sonra grup grup mu yazsam, dur ben en iyisi başlığı sevdiğim gruplar olarak değiştireyim şeklindeki beynimde yapılan münazaralar sonucu yazmakta olduğum yazıda karar kılmış bulunuyorum. Ne saçmalıyorum ben, dün biraz ders çalışmıştım beynim kısa devre yapmış anlaşılan.

1) BİGBANG:
Diceksiniz başlıkta sesler yazıyor neden grup yazıyorsun? Ama burda Bigbangten söz ediyoruz lütfen, hepsinin sesini ayrı seviyorum sırf Bigbang olduğu için değil. Zaten Bigbangi sevme sebebim birbirinden harika seslerden oluşan bir grup olması. 

T.o.p: Grubun ilk tanıdığım ve en sevdiğim üyesi. O ne orjinal sestir yahu henüz Bigbangi tanımadığım zamanlarda klipsiz Tonight şarkısını dinlemiştim. Top'ın sesi o kadar farklı gelmişti ki dedim grubun içine Ludacris mi kaçmış acaba? Top tabi beklediğimden baya farklı çıktı :D Rap en sevdiğim müzik türü sayılmasa da eskiden Sagopa, Ceza dinlemişliğim var. Türk, yabancı çeşit çeşit rap dinledim hiçbirinden Top'ın yaptığı rap kadar zevk almadım. Bir şarkıda en az sevdiğim kısımlar rap olur normalde Bigbangin şarkılarında ise Top'ın söylediği kısımları sürekli başa sarıyorum.

Kurban olurum ben böyle rape :D

G-Dragon: Top kadar olmasa da G-dragon'un yaptığı rapi de çok seviyorum. Sadece rap açısından değil her türlü harika söyleyen biri G-dragon. Sesine özellikle Cafe şarkısında bayılıyorum.




Daesung: Bigbangte normalde en beğendiğim ses Taeyang'ındı ta ki Alive albümü çıkana kadar. Sonra favorim Daesung'un sesi oldu. Hakikaten dinlendirici, etkileyici bir sese sahip.



Taeyang: Grubun ilk tanıdığım üyesi Top olduğu gibi sesini ilk beğendiğim üye de Taeyangtı. Dinle dinle bıkılmaz Taeyang'ın sesinden.



Seungri: Seungri'nin sesini de What Can I Do şarkısıyla beğenmeye başladım. Dediğim gibi Bigbang'in her üyesini dinlerken ayrı ayrı etkileniyorum.


2) Jung Yong Hwa & Lee Jonghyun:
Yong Hwa: Yong Hwa'nın sesini duyunca içimi bir mutluluk kaplıyor resmen. Kendisi gibi sesine de bayılıyorum.

Lee Jonghyun: Gruplardaki şarkıcıların hepsinin sesini beğeniyorum da Lee Jonghyun'un sesi başka. Yong Hwa'nın sesi beni mutlu ediyor ama Jonghyun'un sesi mest ediyor insanı.

3) Kim Jonghyun & Onew:
Jonghyun: Kendisi sesinin güzelliğiyle dikkatimi çeken ilk elemanlardan zaten. Shinee'daki en iyi ses Jonghyun'a ait bence.

Onew: Jonghyun'dan sonra Shineedeki diğer harika ses de Onew'e ait. Kendisini de çok severim zaten çok şirin ve sempatik biri.



4) JYJ:
 Az kalsın Jyj'i unutuyordum. Şüphesiz grubun en sevdiğim sesi Jae Joong'un sesi. Zaten Ankara'ya geldiği zaman I Will Protect You şarkısını seslendirmişti. Ben gitmedim ama gidenlerden gerçekten pürüzsüz ve güzel bir sesi olduğunu  duydum. Yoochun ve Junsu'nun sesi de güzel. Özellikle Empty şarkısında Yoochun'un söylediği kısmı çok beğeniyorum.



5) CL:
2ne1'in Lonely'i şarkısını dinlerken ne güzel bir ses demiştim sonra baktım Cl'ye aitmiş. Güçlü, hoş bir sesi var. Grubun diğer üyelerinin sesleri de güzel. 2ne1 gerçekten kız grupları arasındaki en başarılı grup bence.



Normalde pek kız grupları dinlemem zaten ama bu sıralar T-ara dinlemeye başladım şarkılarını beğeniyorum ama henüz sesleri tam irdeleyemediğim için kimin sesi daha güzel bilmiyorum. Bu arada son şarkıları Day By Dayi çok sevdim yine güzel bir iş başarmışlar.





Şaka maka biraz daha yazsam her grubun üyelerini yazıcam neredeyse. En iyisi uzatmayayım daha fazla. Buraya ismini yazdığım seslerin hepsini beğensem de favori 5'im: Lee Jonghyun, Daesung, Taeyang, Kim Jonghyun ve Onew.



Not: Sevgili okuyucularım -tabi eğer gerçekten varsanız- bloğumu bir nevi günlük gibi kullandığım için saçmalayabilir çeşitli hatalar yapabilirim. Lütfen mazur görün.