Sayfalar

6 Ağustos 2012 Pazartesi

Yeni Şarkılar Keşfettim

Bu aralar acayip canım sıkılıyor. Bütün gün evdeyim dışarı çıkmaya üşeniyorum. Çıkınca da sıcaktan eve zor atıyorum kendimi. Bütün gün ya uyuyorum ya internetteyim ya da dizi izliyorum. Şuan Princess Man'i izliyorum 4 bölümüm kaldı. Gerçekten çok güzel bir diziymiş beğendim. Daha düne kadar tarihi dizi izleyemiyorum diyordum ama bir yerden başlamak lazımmış demek ki. Neyse efenim geçen gün can sıkıntısından ölüyorum dedim en iyisi Youtube'u açıp bir iki klip bakayım da keyfim yerine gelsin. Daha önce hiç dinlemediğim bir grup olan Wonder Girls'ün şarkılarına baktım. Ve şaşırtıcı bir şekilde dinlediğim üç şarkıyı da ilk dinlemede beğendim. Yani bir şarkıyı ilk dinlemede beğenmek zordur ayrıca bir de kız grubu olunca bu şaşırtıcı bir durum oldu tabi. Şarkılara geçeyim.

Wonder Girls - Like This

Bu şarkı ruh halime nasıl iyi geldi anlatamam. Hareketli güzel bir parça. Dans etmeleri falan çok hoşuma gitti. Bu şarkıyı açıyorum ben de onlarla beraber coşuyorum. Kendime has danslar bile geliştirdim. Genelde şarkıyla alakasız tuhaf danslar yapsam da acayip eğleniyorum. Can sıkıntımı silip süpürdü adeta. Bu arada 1-22 saniyedeki küçük kız çok şekermiş. Like this yoo like this...






Wonder Girls ft Akon - Like money
Bu şarkıyı da çok sevdim. Gruptaki sesler de hoşuma gitti. Şuan isimlerini bilmediğim için sesini beğendiğim kişinin kim olduğunu bilmiyorum. Zaten gruptan bir tek Sohee Ahn'ı biliyordum diğerlerini ilk kez görmüş oldum.










Wonder Girls - Be My Baby
Hepsi güzel de bu şarkıyı ayrı bir sevdim. Bir tek rap kısmını pek beğenmedim. Neyse o da kusur kalsın.
Şimdilik Wonder Girls maceram bu şarkıyla sonlanmış bulunuyor. Bir iki şarkısına daha baktım da onları pek sevmedim. Bunlar yeterli bence. Dikkatimi çeken başka bir şarkıları olursa dinlerim tabi. Kız gruplarını pek dinlemezdim ama aştım ben kendimi. 2ne1, snsd, t-ara derken sıra Wonder Girls'e geldi. Kore denince insan o kadar çok şeyi aşıyor ki düne kadar tarihi dizilerde sıkılıyordum şimdi bayıla bayıla izliyorum muhteşem kraliçe ve princess man izlemekteyim şuan. Evet yanlış görmediniz ben 62 bölümlük bir diziye başladım bitirebilirmiyim bilmiyorum şuan 34. bölümdeyim ama sıkılmadığım sürece devam ederim oldukça güzel bir dizi çünkü. Hey Allah'ım ya Wonder Girls'ten Muhteşem kraliçeye geçtim iyi mi.

B.A.P - Power

Şarkıyı her yerde görünce dinlemek farz olmuştu artık. İlk dinlediğimde çok gürültülü demiştim ama ikinci dinleyişim de çok beğendim. Enerjik güzel bir şarkı. Bıkmadan uzun süre dinlerim ben bunu. Gruba da kanım kaynadı hemencecik. Gerçi şuan haklarında hiçbir şey bilmiyorum. Neyse zamanla öğreniriz elbet. 







Beast - Beautiful

Evet bu şarkıyı yeni dinliyorum. Sürekli klibine rastlıyordum ama nedense hiç açıp dinleyesim gelmemişti. Zaten bu grubunda bir tek fiction şarkısını dinlemiştim. Ama ilk defa bir kliplerini izledim. Farkettim grubun 3 üyesini tanıyormuşum ben.  Lee Gi Kwang'ı Me Too Flower dizisinden tanıyordum. İzlerken köfte dudak derdim kendisine. Elemanın kasları süper. Me Too Flower dizisinde bir kısmını sergilemişti. Yoon Doo Joon'u tanıdığımı klibi izleyince fark ettim. Kendisini G.na'nın bir klibinde görmüştüm vay ne karizma oğlan bu böyle demiştim sonra bir de baktım Beast üyesiymiş şaşırdım haliyle. Yo Seob'u da resimlerden tanıyordum sürekli her yerde bir resmini görüp ne değişik bir tipi var diye düşünüyordum. Tatlı bir çocuk. İşte böyle anlayacağınız Beast ile çoktan tanışmışım da haberim yokmuş. 
Lee Gi Kwang
Yoon Doo Joon

Ek olarak bir de mystery şarkılarını dinledim. O da hiç fena de
ğil dinliyorum. Beast ile Wonders Girls grupları bildiğim gruplardı ama dinlemeye fırsatım olmamıştı. B.a.p desen çıkış yapalı daha bir sene bile olmadı. İşte geçte olsa nihayet birkaç şarkılarını dinlemiş bulunuyorum. Dinlediğim bir sürü grup var bu gruplara ancak sıra geldi naparsın Kore'de o kadar çok grup var ki hepsini takip etmek imkansız. Oturup kalkıp bu klipleri izliyorum. Yeni bir grup keşfedeceğim zaman gider youtube'tan en popüler olan şarkıların kliplerini indirir öyle dinlerim. Böyle de bir alışkanlığım var bilgisayarım klip dolu hoşuma giden klipleri saklıyorum arada açıp izlemek zevkli oluyor.

3 Ağustos 2012 Cuma

Anime: Kaichou wa Maid-Sama

Bu ara pek Kore dizisi izlemiyorum o yüzden ben de değişiklik olsun diye anime izleyeyim dedim. Dün bu animeyi bitirdim. 26 bölümlük romantizmi bol komik bir anime. Hemen konusundan bahsedeyim. Ayuzawa Misaki Seika Lisesinin öğrenci kurulu başkanıdır. Seika Lisesi karma lise olalı bir kaç sene olmuştur bu yüzden erkek sayısı kız sayısına oranla çok yüksektir. Misaki öğrenci kurulu başkanı olan ilk kızdır. Misaki'nin tek dileği Seika Lisesindeki kız sayısını artırmak, kızların ezilmesini engellemektir.
Misaki ailesinin durumu kötü olduğu için bir kafede hizmetçi olarak çalışmaya başlar. (Hizmetçi garson oluyor.) Misaki bir gün şans eseri hizmetçi kıyafetiyle Usui Takumi'ye rastlar. Misaki hizmetçi olduğunun okulda öğrenilmesini istemiyordur çünkü bu durumun okuldaki karizmasını çizeceğini düşünüyordur :D Bakalım Usui bu durumu okuldakilere anlatacak mı?

Ayuzawa Misaki:










Misaki erkeklerden nefret ediyordur. Kızları pasaklı sorumsuz erkeklerden koruyabilmek için yemeyip içmeyip sınavlarda 1. olup öğretmenlerinin gözüne girip öğrenci kurulu başkanı olmayı başarır. Kızımız çok azimli, çalışkan, güçlü bir kızdır. Erkekler ondan görünce kaçacak kadar korkuyorlardır.
Benim Misaki karakteri hakkındaki görüşüm: Güçlü kızları severim Misaki'yi de sevdim. Kocaman kahve gözleri hoşuma gitti. Erkeklerin kafasına yumruğu indirmesini sevdim. Beni güldüren bir karakterdi vesselam.

Usui Takumi:
















Usui kızların peşinde dolaştığı güçlü yetenekli yakışıklı bir erkektir. Mükemmel erkek anlayacağınız.
Keşke Japon erkekleri de bu kadar yakışıklı olsa Japonlara karşı bir art niyetim yok. Böyle Türk erkeği bile yok. Anime karakterlerini gerçek olamayacak kadar sevimli yapıyorlar. Seviyorum koca gözlü saçları diken diken olan erkek karakterleri.












Bu elemanlar da Misaki'yi usta belleyip peşinden koşturuyorlardı. Çok güldürdüler beni. Şu tiplere bak Japonlar da birbirine benziyor ama bunların hepsi aynı :D

Şekil A













Animenin en sevdiğim taraflarından biri de en ciddi anlarda bile pat diye komik bir şey olup insanı güldürmesiydi. Şekil A da görüldüğü gibi.












Şu tiplere bak ya. Usui'nin güldüğü sahne çok komik bir sahneydi. Benim gözlerim çeşme gibi fışkırmadı ama ben de Usui'yle beraber gülmüştüm.

Misaki'nin temizlik yaptığı sahne. Dediğim gibi okuldaki erkekler Misaki'den çok korktukları için onun şeytan olduğunu düşünüyorlar. Ama bir de sevenin gözünden bakmak lazım.

Bol resimli bir yazı oldu yine. Uzun yazamıyorum napayım zaten kısa bir anime anlatılcak başka bir şey bulamıyorum. Sonlara doğru biraz fazla romantikleşse de sevdim baya güldüğüm sahneler oldu. Tavsiye ederim.

26 Temmuz 2012 Perşembe

Mimlenmişim :)

Yayyy sonunda ben de mimlenmişim :D
 Bu mimi başlatan ve bana gönderen küçük filozof'a çok teşekkür ediyorum.







Bu mimde amaç 3 soruyla k-pop gruplarının enlerini seçmek.
1)K-pop'un en yetenekli grubu?
2)K-pop'un en kaliteli grubu?
3)K-pop'un en içi dışı bir grubu?

Bu soruları gördüğüm an aklıma ilk gelen "Bunların hepsinin cevabı Bigbang" oldu. Bigbang en sevdiğim grup olduğu için değil ciddi anlamda düşünsem de yine de hepsine Bigbang demek istiyorum.

K-pop'un en yetenekli grubu BİGBANG:












Daha önce şu yazımda bahsettiğim gibi grubun bütün üyelerinin sesleri harika hepsinin sesinin kendine has bir güzelliği var. T.O.P ve G-Dragon çok güzel rap yapıyorlar. Taeyang ve G-Dragon'ın dansını beğeniyorum. Daesung'un sesi çok güzel. Seungri eğlendirmede çok iyi. Top, G-dragon, Seungrinin taklit yeteneği çok iyi. Beatbox da yapıyorlar. Top ve Seungri beatbox konusunda iyi. Grup üyelerinin hepsinin harika yetenekleri var. Şarkıları muhteşem, katıldıkları programları izlemek çok eğlenceli. Bigbang olmasa hayatım anlamsızlaşır gibime geliyor.


 K-pop'un en kaliteli grubu BİGBANG:
Dinlediğim en kaliteli şarkılar Bigbang'e ait. Şarkılarının hepsi çok başarılı. Şarkılarının sözleri kaliteli. Üyelerin kendi çıkardıkları şarkılar da kaliteli. Bigbang hayranı olma nedenim grup üyelerine görür görmez vurulmam falan değildi duyar duymaz şarkılarına vuruldum ben. O sesler o müzik hemencecik etkilenivermiştim Bigbang'ten.













K-pop'un en içi dışı bir grubu BİGBANG:
Aslına bakarsanız hiç bir K-pop grubunun içi dışı birmiş gibi gelmiyor bana. Sonuçta kendi içlerinde neler yaşıyorlar, neler karıştırıyorlar bunu bilemeyiz. Niye Bigbang'i seçtiğime gelirsek; haklarında en çok bilgi sahibi olduğum grup Bigbang. Katıldıkları programları izliyorum, grup üyelerinin her türlü halini gördüm. Yani en dağınık hallerinden en karizma hallerine kadar o yüzden bu seçeneğe de Bigbang demek istiyorum. Ek olarak ss501'i eklemek istiyorum ki yazdıklarımın hepsi ss501 içinde geçerli. ss501 1. seçenekti aslında ama şuan tam olarak grup olduklarından emin değilim. Önce grubun dağıldığı haberi çıktı sonra biz hala grubuz tarzında bir şeyler söylediler bilemiyorum yani o yüzden ilk olarak Bigbang'i yazdım.

Mimi  Sakura Bahçesi ve ya leyl çingularıma gönderiyorum.

23 Temmuz 2012 Pazartesi

Bilindik bir konu üzerine...


Bahsedeceğim konu yeni bir konu değil. Kore hayranlarının sıklıkla karşılaştığı bir durum. Ne olduğu açık değil mi tabi ki Korelilere karşı olan ön yargıdan bahsediyorum. Zaten bilindik bir konu ama son zamanlarda bu konuya fazlaca içerlemiş bulunmaktayım o yüzden bu konuyla alakalı düşüncelerimi yazmak istiyorum.
Yani 7/24 yine mi Kore dizisi izliyosun yine mi çekikler denilmesi yetmezmiş gibi son zamanlarda daha farklı sinir bozucu şeyler duyunca asabım bozuldu. Kore dizilerini neden mi seviyorum? Bunun bir sürü sebebi var. Bir sebebi de Türk dizilerini takip etmemem. Çünkü Türk dizileri zaten uzun sürüyor bi de üzerine özetti reklamlardı derken 3 saat dizi beklemek sıkıcı. Halbuki bu süre kısaltılsa çok daha güzel diziler ortaya çıkabilir. Sonracığıma diziler sezon olarak da çok fazla sürüyor. Güpgüzel dizileri uzatıp mahvediyorlar. Arka Sokaklar örneğin zaten her akşam yayınlıyorlar bir de üzerine sezon finaline soktular. Ne gerek var ki oysa diziyi tadında bıraksalar ne güzel olur. Ha Türk dizileri Kore dizilerinden daha kötü demiyorum. Hatta bence Türk dizileri entrika ve heyecan bakımından Kore dizilerinden daha üstün öte yandan Türk dizileri bu kadar uzatıldığı için izlemesi tam bir eziyet haline geliyor. En önemli nedenlerden olmasa da bu da beni Kore dizilerini izlemeye iten nedenlerden biri.

Müzik konusu var bir de. İnsanlar çekiklerin şarkılarını dinlememe anlam veremiyor. Neymiş efendim çekikler dinlenir miymiş onları şarkı söylerken hayal etmek bile yeterince tuhafmış. Yahu müzik her yerde müziktir, müzik her dilde güzeldir. Nasıl ki elin Fransız'ının, Amerikalısının şarkısını dinliyorsunuz ben de öyle Korelileri dinliyorum işte. Kimseden Korece şarkı falan dinlemesini beklemiyorum ama insan bir konuda düşüncelerini belirtirken biraz dikkatli olmalı. Tamam benim de önyargılarım var ama önyargısı olmayan insan mı var? Önyargılı olabilirsiniz. Ama bunu ısrarla söylemeye veyahut sinir bozucu bir şekilde dile getirmeye gerek yok ki. Konu hakkında en ufak bir fikri bile olmayan insanlar hakaret etme hakkını kendilerinde nasıl görüyorlar anlamıyorum doğrusu.
Evet Kore dizisi izliyorum, müziklerini dinliyorum kime ne? Yaptığımın mantıklı bir şey olduğunu savunacak değilim. Ama insanlar o kadar gereksiz, saçma sapan şeylerle uğraşıyor ki. En basitinden televizyon izlemek başlı başına bir saçmalık ama izliyoruz çünkü bundan keyif alıyoruz. Ben de Kore dizilerini izlemekten, müziklerini dinlemekten keyif alıyorum. Kimse de keyfimin kahyası olmadığına göre kimsenin bir şey söylemeye hakkı yok!

16 Temmuz 2012 Pazartesi

Bugünlerde ne işle meşgulum?

Şimdi başlığı böyle attık ama yaptığım şeyleri iş olarak adlandırmak biraz tuhaf kaçtı tabi. İş olucaksa ancak boş iş olur. Ne işle meşgulum diye merak mi ettiniz? Etmeseniz de olur ben bu postu yazdıktan sonra ne fayda...Ee işler diyodum. Neler yaptığımı duyunca eminim ciddi anlamda şaşıracaksınız.

1) TV izliyorum:
Ihı ıhı şaşkın olduğunuzu tahmin edebiliyorum.



Bu arada bu köpeği hatırlıyor musunuz Muttley? Hatırlamıyorsanız sizi hemen şu videoya yönlendireyim.





Tvde şuan takip ettiğim bir dizi yok gündüz Doktorlar, Çocuklar Duymasın, Umutsuz Ev Kadınları üçlüsü arasında zapping yapıyorum akşam da öylesine bir şey izliyorum. Dizi olarak olmasa da program olarak Benzemez Kimse Sana'yı takip ediyorum. Eğlenceli bir program. Cem kılıç, Pelin özellikle Ümit Erdim olmak üzere programdaki herkes çok yetenekli. Ümit Erdim'in izlediğim bütün taklitleri süperdi. Son haftada Zerrin Özer taklidiyle Cem Kılıç 1. oldu. Zaten 1. ciyi seçerken sadece yaptığı taklide değil yakın zamanda 1. olup olmadığına da bakıyorlar elbet. Amaç derneklere yardım etmek olduğu için. Yoksa Bay J'nin İlhan İrem taklidi de süperdi.
 


 Her hafta birbirinden başarılı taklitler yapılıyor zaten. Kendi'yi sevmem ama sürekli sonuncu olduğu için acımaya başladım :D Bakalım ne zaman 1. olabilecek.

2) PC İzliyorum:
Pc izliyorum deyince garip oldu sanki. Ama bütün gün Pc başında oturup pcye bakıyorum öyle ekranı izleyip duruyorum yani :D

Pcde en son hangi filmi izledim?: En son Hachiko A Dog Story filmini izledim. Film bir adamla bir köpeğin çevredeki insanları hayrete düşürecek derecede olan dostluğunu, bir köpeğin ne kadar sadık olabileceğini anlatan gerçek yaşamdan alınmış güzel bir hikayeyi anlatıyor. Film hakkındaki düşünceme gelince fazla olay yoktu ama güzel ve etkileyici bir filmdi. İzleyin, kesinlikle zaman kaybı olmaz. Filmden etkilenmemin bir nedeni de gece karanlıkta (gece olunca karanlık oluyordu demi) tek başıma izlemiş olmam. Ne alaka derseniz, gece yalnız başıma ne zaman bir film izlesem komikse daha çok gülüyor, ağlaksa daha çok ağlıyorum. Yani öyle ki çoğu insanın duygulanma belirtisi bile göstermeyeceği sahnelerde gözyaşlarım sel oluyor. Hachikoda da ağladım. Biliyorum tuhaf yani sen git milletin ağladığı A Moment to Remember filmini put gibi izle Hachikoda ağla, normal değilim yiaa. Bu arada Hachi ne kadar tatlı bir köpekti film boyunca agugugu modundaydım. (Evet köpeklere agugugu yapan biriyim ben.)














En son izlediğim animasyon filmi: Parti Hayvanları - Barnyard adlı animasyonu izledim. İçinde ince espriler olan güzel bir animasyondu. İzleyenler bilir bir zamanlar çizgi dizisi de vardı.

En son izlediğim kore filmi: The Classic filmini izledim. Film adı gibi klasik bir hikayeyi anlatıyordu beğenip beğenmediğimden emin değil güldüğüm yerler oldu, sıkıldığım yerler oldu bilemiyorum yani. Başrolde personal taste, chiiling romance, a moment to remember ve daha bir çok yapımdan tanıdığımız Son Ye Jin var. Romantik, Dram filmi. İzlemeyin demiyorum ama kesin izleyin de diyemeyeceğim.

Hangi dizileri izliyorum?
Yabancı Dizi: Yabancı diziden kastım Amerikan dizileri oluyor. Şuan izlediğim tek dizi Bigbang Theory, 4.sezondayım şuan. Yeni bir dizi arayışındayım aslında ne izlesem bilemedim. Tavsiyesi olan varsa beni bulsun :D

Kore Dizisi: Daha önce de yazmıştım Ghost ve Gentlemans Dignity dizilerini takip ediyorum. Haricinde en son Queen İnhyuns Man dizisini izledim. Şuan yeni bir diziye daha başlasam diyorum ama yine karar veremedim. Yenilerden ilgimi çeken farklı bir dizi olmadı eskilerden de güzel dizileri hep izlemişim zaten bakalım buluruz elbet bir dizi.

3) Kitap Okuyorum:

En son İskender Pala'dan Şah ve Sultan okudum. Bu kitabı 3 senede okudum. (3 sene mi oha diyen sesleri duyar gibi oldum sanki). Şimdi şöyle oluyor, ben bu kitabı 3 sene önce 1 arkadaştan almıştım o ara 50 sayfa falan okuyabilmiştim çünkü elime hiç almıyordum sonraki sene ablam kitabı satın almış aa dur bu sefer okuyayım ben bu kitabı diye atladım. Başladım en baştan okumaya kitabın yarısından fazlasını okumuştum ki ablam kitabı yanında götürünce kitap yine yarım kalmış oldu. Bu sene aklıma geldi, kütüphaneden alıp kitabı nihayet tamamladım :D Yani kitabı 3 senede okumuş oldum. Normalde beğendiğim bir kitabı yarım bırakmam ama olaylar böyle gelişti işte naparsın.

4) Kitap Ayracı, Origamiye Merak Saldım:

Origami merakı bende Prison Break dizisiyle başlamıştı aslında. Orda Scofieldcığım yanda gördüğünüz kuştan yapardı. Ben de 3 sene önce origamiyle uğraşmaya başlamıştım. Kedi, köpek, kuş o kadar farklı hayvanlar yapmıştım masam bildiğiniz hayvanat bahçesine dönmüştü. İşte geçen gün aklıma geldi dur bakıp tekrar yapayım dedim bir iki kedi köpek falan yaptım. Origamiyle uğraştığımı gören ablam tarafından boşişler müdiresi ilan edilsem de origaminin zevkli bir uğraş olduğunu düşünüyorum. Zaten alışınca yapmak 10 saniyeni bile almıyor. İlginizi çekerse bu sitede çeşit çeşit origami var yapılışlarını da bulabilirsiniz.

Bir de kitap ayracı yapmaya başladım webte çok kolay kalp şeklinde ayraç yapımı buldum. Gerçekten kolay kafama estikçe her bulduğum kağıttan yapıp kitabımın arasına koyuyorum. Ayrıca kedi şeklinde de var origami olduğu için ilgimi çekmişti.
















   İlk denemeler...

4) Müzik dinliyorum:
Hah bir şeyi unuttum diyordum ben de. Müzik dinlemek daily routin yaptığım bir şey zaten. (Buna da Türkçe'yi katletmek diyoruz.) Bu ara Cn Blue- Lee Jonghyun'un My love şarkısını seviyorum. Aklıma şuan başka şarkı gelmedi neyse...

 Tabi başka işler de yapıyorum yaz tatilimi bunlarla geçircek değilim herhalde :P Şaka maka cidden tatilimi boş boş geçiriyorum akşam gezmeleri hariç öyle değişik bir şey yaptığım yok saçma sapan şeylerle vakit geçiriyorum işte.

12 Temmuz 2012 Perşembe

Bir Dizi Bir Aktör

Bridal Mask:
Hala hazır yayınlanmakta olan yine kore tarihiyle alakalı bir dizi şuan 12 bölümü yayınlandı.
Konu: Bu drama Japon sömürge döneminde, Japonlara karşı bir mücadele içerisinde olan ve savaş sanatları konusunda becerikli Lee Kang'ın hikayesini anlatmaktadır.
Lee Kang yüzünü gizlemek için maske kullanmaktadır.
Ona bu nedenle Gaksital ismi verilmiştir. (Gaksital, gelinler için yapılmış özel bir maske)
Lee Kang Kore tarihinin en karanlık dönemlerinden olan Japon emperyalist rejimine karşı bağımsızlık hareketi başlatır. Dizi 30'lu yıllarda geçmektedir. 

Henüz 2 bölümünü izledim hem konu olarak hem oyuncu olarak ilgimi çeken bir dizi oldu. Ama dizi 28 bölümmüş* yani eylüle kadar sürecek o yüzden diziyi şimdilik yarım bıraktım çünkü eylüle kadar haftada 2 bölüm 2 bölüm idare edemem. Zaten diziyi sürekli takip etme imkanım olmayacak illa ki 2-3 hafta ara vermek zorunda kalacağım. O yüzden yayınlanmasını bekleyeceğim diziyi çarçur etmek istemiyorum. Ne bilim kore dizisi dediğin en fazla 1 haftada izlenir. Çok uzun süre beklemek sıkıcı oluyor. Ama insan dayanamayıp başlıyor işte hele de kore dizileri bu kadar güzelleşmişken. Neyse şimdi aktörümüzden bahsedeyim.

Joo Won - Lee Kang To:
Bu dizide bu çocuğu izledikten sonra bütün oppalar gözümdeki yerini kaybetti. Ben böyle şeker böyle hoş böyle karizmatik eleman görmedim.(Aklınıza gelebilecek bütün iltifatları yazardım ya neyse) Abarttığımı düşünebilirsiniz ama şuan favori oppam oldu sonradan bu düşüncem değişir mi bilemiyorum çünkü sürekli ordan burdan karizmatik oppalar fırlıyor. Joo Won'u tee Ojakgyo Brothers dizisinde oynarken fotoğraflarını görüp sempatik bulmuştum. Diziyi UEE'den pek hazetmeme rağmen izlemeye karar vermiştim tabi dizinin 58 bölüm olduğunu görünce vazgeçtim. Belki ilerde izlerim belli olmaz.

Fotoğraflar:



Ghost: 
Yine şuan yayınlanmakta olan bir aksiyon dizisi. İçinde bir takım saçmalıklar bulunsa da her bölümünü büyük bir heyecanla beklediğim güzel bir dizi.
Konu: Kim Woo-Hyun (So Ji Sub) üst düzey bir polis memurunun tek oğludur. Woo-Hyun polis akademisine birinci sırada girer ve birinci sırada akademiden mezun olur. Bir dedektif olarak, o da siber soruşturma departmanına katılır. Woo-Hyun sonra siber dünya içinde olanların sakladıkları sırları ortaya çıkarmak için çalışır.



-SPOİLER-
 Dizide saçma buluduğum bazı kısımlar:
- 2.bölümde Park Gi Young'un ameliyat olup ses, görüntü her yönden tıpatıp Kim Woo Hyun'a benzemesi. 1.bölümü izlediğim zaman vay ne süper diziymiş demiştim 2. bölümde böyle saçmalık olunca hayal kırıklığına uğradım ama dizi kaldığı yerden heyecanlı bir şekilde devam edince ben de boşverip izlemeye devam ettim :D
-10. bölümde Woo Hyunun evindeki yardımcı kadın ölen adamın ısrarla laptopu Woo Hyun başka kimseye vermemesini söylemesine rağmen gidip Byun Sang Woo'a veriyor burda bir saçmalık yok ama kadına uyuz oldum o yüzden yazdım. Saçma olan Woo Hyuna kadına 16 mayısta buraya gelen adamı hatırlıyor musunuz dediğinde kadın hemen evet diyor. Ben daha dün ne yediğimi zor hatırlıyorum her ne hikmetse bunlar olayı tam tarihiyle hatırlıyor. Kadın hatırlayabilir de Woo Hyun'un direk kadına 16 mayıs diye sorması tuhaftı mayıs aylarında falan der insan :D başka takıldığım yerler de oldu ama şuan aklıma gelmiyorlar.
-SPOİLER-


So Ji Sub:
So Ji'yi im sorry i love you dizisinden beri seviyorum elbet ama bu diziyle gözümdeki yerini sağlamlaştırmış oldu. Üst satırlarda gözümün Joo Won'dan başkasını görmediğini falan yazmıştım neyse sallayın kimin gözü sadece tek oppayla doyar ki. Im sorry i love you dizisini sırf Soji için izlemiştim yoksa dizi pek benim tarzım değildi. Gülüşünü çok seviyorum** ama Ghost dizisinde pek güldüğünü göremiyoruz maalesef. Gülmekten kastım gülümseme değil bildiğin sırıtmaktan bahsediyorum :D

Fotoğraflar:
 




















A Gentlemans Dignity:
Bu dizinin de en son 14. bölümünü izledim 20 bölümlük bir dizi ama şuana kadar hiç sıkılmadım çünkü dizinin her bölümünde komik, eğlenceli bir şeyler oluyor.
Konu: Sivri dilli bir mimar olan Kim Do Jin (Jang Dong Gun) ve beysbol takımı hakemi olan otoriter lise öğretmeni Seo Yi Soo (Kim Ha Neul) ikilisi arasındaki ilişkiyi anlatan drama.
Dizide 40'lı yaşlarında olan 4 adamın başından geçen olaylar anlatılıyor. Bir dizi bir aktör demiştim ama bu 4'lüyü ayırmaya kıyamıyorum.

Centilmenlerimiz:
İlk başta hepsinin tipi gözüme bir tuhaf görünmüştü. Özellikle Kim Do Jini hiç beğenmemiştim. Hepsi 40'lı yaştalar falan dizi pek güzel görünmemişti gözüme. Diziyi izlemeye devam edince aslında ne kadar sempatik, ne kadar şeker olduklarını farkettim. En başta en az Kim Do Jini sevmiştim şimdi en çok onu seviyorum. Jang Dong Jun'u değil oynadığı karakteri sevdim aslında. Durum böyle işte.


Jang Dong Jun - Kim Do Jin






















Kim Soo Ro - Im Tae San:






















Lee Jong Hyuk - Lee Jung Rok:























Kim Min Jong - Choi Yoon:























*Bridal Mask ilk başta 24 bölümdü ama yayınladığı günlerde Ghost ve I do I do dizilerinden daha fazla izlenip reytinglerde 1. sırada olunca 4 bölüm uzatılmış.
**Gerçi Koreli oppaların çoğunun gülüşünü beğeniyorum. Hem zaten gülmek kime yakışmaz ki.

Not: Resimler ve konular alıntıdır.

10 Temmuz 2012 Salı

Oradan Buradan Resimler
























Burda yaşamakta, bu yapıyı yapmakta büyük cesaret ister. Burda yaşayan insanlar eceline susamış sanırım. Ama tek kelimeyle muhteşem olmuş.





















Aşk tüneliymiş sanırsam. Tren ne alaka anlamasam da harika bir yer. Ordan o trenin içinde ya da yürüyerek geçmek harika bir duygu olsa gerek...
























Bunlar da aşkın tuzu biberiymişmiş...
























Yüzük takmayı pek sevmem böyle bir yüzüğüm olsa Frodo özentisi gibi boynumda taşırdım kolye niyetine...
























Gitar şeklinde havuz benim fikrimi çalmışlar resmen olmaz ki :D

























Ben daha doğru dürüst yemek yapamıyorum, millet harikalar yaratıyor...
























Yorumsuz...Aklıma yazacak bir şey gelmedi çünkü :D



















Su samurları uyurken akıntıya kapılmamak için elele tutuşurlarmış. Elele tutuşan hayvanlar da varmış demek ki. Çok sevimliler dimi...
























Zeka küpüymüş. Bu mu benim zekamı belirleyecek. Tamam kabul bir iki kez denedim yapamayınca sinirlenip fırlattım nolmuş yani :D 













































Kağıtlar bitti, millet eline resim çizmeye başlamış. Ama ben sanat diye buna derim be..
 
























Halk kütüphanesi...

9 Temmuz 2012 Pazartesi

Kıymeti Bilinmeyen Bir Dizi: The Partner




Bu diziyi sene başında birinin tavsiyesiyle izlemiştim. Daha önce The Partner ile ilgili iyi veya kötü anlamda bir şey duymamıştım, böyle bir dizi olduğundan haberim bile yoktu. Haliyle başlarken biraz tereddüt etmiştim. O sıralar izleyecek dizim yoktu ben de The Partner'ı izlemeye başladım. Diziyi iki günde bitirdim.

Dizinin konusu kısaca şöyle: Genç yaşta; kocasinin ölümü sebebiyle , küçük çocuğu ile dul kalan Eun-ho Kang ( Hyun-joo Kim ) bir avukatlık bürosunda mesleği olan avukatlığı yapmak için işe başlar. Büronun hırçın, vurdumduymaz fakat başarılı diger avukatı Tae-jo Lee ( Lee Dong Wook ) ile aynı odayı paylaşmak zorundadır. Çünkü kendisine bir öğretmen ve de deneyimli birinin destek olması gerekmektedir. Tae-jo Lee, babasının çok ünlü bir hukuk bürosu olmasına rağmen, bir sebepten dolayı onları terkedip, bu az iş yapan, hatta neredeyse hic para kazanamayan hukuk bürosunu seçmiş ve çalışmaya başlamıştır.Yani dizi avukatlık ile ilgili bir dizi. Oldum olası avukatlıkla ilgili filmlere merakım vardır. Bu Nasıl Sarışın filminden beri çapraz sorgu olayı hoşuma gider. Bu dizide de davalar çok ilginçti, mahkeme bölümleri çok heyecanlıydı. Her davada sonuç ne olacak nasıl halledecekler, bir sonraki dava ne olacak diye merak edip durdum. Kısaca diziyi sevdim. Aşk dolu ya da komedi tarzı bir şeyler arıyorsanız izlemenizi tavsiye etmem ama farklı bir dizi arıyorum, güzel olsun yeter diyorsanız izleyin bence. Dizide bir iki noktada kopukluklar vardı ama hangi kore dizisi dört dörtlük ki zaten en güzel dizide bile bir saçmalık, kopukluk oluyor.

Karakterler:

Lee Tae Jo - Lee Dong Wook:


















Yine bildiğimiz Lee Dong Wook işte yeri geldiğinde muzip yeri geldiğinde ciddi. Bu adamın rol yapışı çok hoşuma gidiyor. Bu dizi de sevdim dizi için uygun bir başrol olmuş bence.

Kang Eun Ho - Kim Hyun Joo:


















Biz onu Gu Jun Pyo'nun ablası olarak tanıdık. En azından ben öyle tanıdım. Çok tatlı, güzel bir kadın Bof dizisinden beri severim kendisini. Bu dizide Boftakinin aksine kısa saçlı ama yine de çok şeker bence.

Han Jung Won - Lee Ha Nui
  
Başta uyuz olup sonradan sevdiğim bir karakter. Çok güzel bir kadın bence zaten 2006'da Miss Korea seçilmiş. İzleyen bilir, Pasta dizisinde de oynamıştı. 


Lee Young Woo - Choi Chul Ho:

















Tam soğuk nevaleydi bence dizi boyunca uyuz etti beni.


Başka tanıdık yüzler de var elbet dizide ama bu kadarı yeterli bence. Benden size tavsiye bu diziyi hemen izlemeseniz bile listenizde bulundurun bence.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...